KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13627 E., 2012/4781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/03/2010 tarih ve 2007/207-2010/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı, diğer davalı ...'in ise şirketin müdürü olduğunu, şirketin mali durumundan müvekkilinin haberdar edilmediğini, yasa gereği her yıl yapılması gereken ortaklar kurulu toplantısının gerçekleştirilmediğini, davalı şirket müdürünün sahte imzalı bir ortaklar kurulu kararı ile şirketin kanuni ikametgahını değiştirdiğini, davalı ... ile şirket eski ortaklarından...'in şirketin imkanlarını kendi menfaatleri için kullandıklarını, şirketin zarara uğratıldığını, tedbir alınmadığını ve şirketin zor duruma düşürüldüğünü,
şirketin zor durumda bulunmasına rağmen davalı şirket müdürünün ortağı olduğu başka bir şirketin çalışanlarını davalı şirkette işe başlattığını ileri sürerek, davalı şirkete kayyım atanmasına, davalı müdürün müdürlükten azline, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının şirkete ortak olduğu ilk yıllarda şirketin ticari faaliyetlerinin etkin ve verimli bir biçimde sürdüğünü, daha sonra sektörde yaşanan sıkıntılar nedeniyle müvekkili şirketin işlerinin daraldığını ve davacının da bu nedenle şirketle olan bağlarını fiilen kopardığını, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların asılsız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ticari faaliyetlerinin sonlandığı, amacını gerçekleştirme imkanının kalmadığı, davanın haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Zira, dosyaya sunulan 29.06.2009 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirketin ticari defter ve yardımcı kayıtlarının dava dosyasında bulunmadığı için şirket hakkında mali inceleme yapılamadığı ve davacının beyanlarının denetlenemediği belirtilmiş olup, mahkemece de başka bir araştırma yapılmaksızın kayyım olarak atanan kişilerin herhangi bir somut inceleme içermeyen beyanlarına dayalı olarak hüküm kurulmuştur.
Oysa, kayyım olarak atanan ...'nin 07.10.2008 tarihli raporunda, davalı şirketin depo olarak kullandığı yerde bulunan evrakların tasnifi halinde şirketin bilançosunun ve mali durumunun değerlendirilebileceği açıklanmış olmasına rağmen bu konuda herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
O halde, mahkemece, davalı şirketin tüm ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13627, K. 2012/4781, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama