KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13651 E., 2012/4359 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2009 tarih ve 2008/733-2009/804 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcileri tarafından parasını her istediğinde geri alabileceği kanaatinde bulunulması nedeniyle davacının 90.000 DM ödeme yaptığını, daha sonra paranın iadesi istendiği halde davalılarca bir ödeme yapılmadığını, davacıya herhangi bir hisse senedi devri yapılmadığını, bu nedenle davalı şirketlere ortak olunduğundan bahsedilemeyeceğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6.500,00 YTL'nın davalılardan tahsilini, ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tesbiti ile yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, mahkemenin yetkisiz olduğunu, gerçek kişi davalıların bir sorumlulukları bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, 23.10.2009 tarihli duruşmada bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinden davacıya masrafları yatırmak için 10 günlük kesin süre verildiği, davacı yanın kesin süreye riayet etmediği, davacı vekilinin dosya kapsamına göre karar verilmesini beyan ettiği, davacının davasını ispat edemediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verimiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13651, K. 2012/4359, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama