KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13656 E., 2012/4643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/08/2009 tarih ve 2008/610-2009/410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekilinin istemi üzerine atanan tasfiye memuru ..., tasfiye memurluğu ücretinin artırılmasını ve şirketin hak kaybına uğramaması için, hukukçu atanması konusunda yetki verilmesini talep etmiştir.
Davacı ... vekili, tasfiye memurunun azli için dava açıldığını savunarak talebin reddini istemiştir.
Mahkemece, dava dışı Ürotıp Ürogenital Hastalıklar Ltd.
Şti. tasfiye memurunun ücret artırılması isteminin değerlendirilmesi için, tasfiye memuru olarak atandığı tarihten itibaren, talep tarihine kadar yaptığı tasfiye işlemleri ile ilgili belge sunulması için tasfiye memuruna 10 günlük kesin süre verilmesine, tasfiye işlemleri yürütülen şirket ile ilgili bundan sonraki döneminde yapılması gereken işlemlerin neler olduğu, şirketin faaliyette olup olmadığı, kapasitesi, malvarlığı hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak hukukçu ve mali müşavir görevlendirilmesine, bilirkişi ücretlerinin tasfiye memuru tarafından yatırılmasına,
şirket kayıtlarının bulunduğu muhasebe bürosunda keşif yapılmasına, ücret artırılması talebinin bundan sonra değerlendirilmesine, şirkete hukukçu atanması konusunda karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı vekili tarafından, mahkemece verilen 02.06.2010 tarihli ek kararın temyiz edildiği, ek kararda tasfiye memurunun istemleri hakkında karar verildiği ve ara kararı mahiyetinde olduğu, karar tarihinde yürürlükte olan HUMK’un 432/4. maddesine göre, ara kararların tek başına temyizi kabil kararlardan olmadığı anlaşılmakla, aynı maddeye göre, temyizi kabil olmayan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13656, K. 2012/4643, 26 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama