KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13803 E., 2011/16994 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Hopa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2009 tarih ve 2007/133-2009/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, 05/08/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı şirkete ait diğer davalı sürücünün sevk ve idaresindeki aracın yaptığı kaza sonucu araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin çocuğu ...’nın vefat ettiğini, araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu savunarak her bir müvekkili için ayrı ayrı 15.000,00'er TL maddi ve 10.000,00'er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 50.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, zararın sigorta şirketi tarafından karşılandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacıların maddi zararlarının aracın sigortacısı olan sigorta şirketince karşılandığı ve davacıların talep edebilecekleri bir maddi tazminat kaleminin bulunmadığı, olayda müteveffanın müterafik kusurunun bulunmaması, müteveffanın yaşı, davacılarla olan yakınlığı, davacıların ekonomik ve sosyal durumu ile paranın satın alma gücü nazara alınarak davacıların elem ve acılarının kısmen de olsa telafisi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat isteminin reddine, ayrı ayrı 2.000'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle araçta bulunan yolcunun vefatı sonucu uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. BK.'nın 47. maddesi uyarınca, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır.
Somut olayda ise trafik kazası sonucu, davacıların 07.03.1976 doğumlu kızları, davalıların asli ve tam kusurlu fiilleri nedeniyle 14.08.2006 tarihinde vefat etmiş olup mahkemece davacılar için ayrı ayrı 2.000 TL. manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu durumda, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarının, yukarıda açıklanan ilkelere uygun düştüğünden söz etmek mümkün değildir.
O halde mahkemece olayın meydana geldiği tarih, oluş şekli, müteveffanın yaşı ve sosyal durumu, davacıların müteveffaya yakınlık ve ölümünden etkileniş derecesi dikkate alınarak, davacılar lehine adalet ve hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olaya uygun olmayan, oldukça yetersiz miktarda manevi tazminata karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13803, K. 2011/16994, 14 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama