KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13854 E., 2012/4345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.07.2010 tarih ve 2008/753-2010/422 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 16.02.2008 tarihinde aracılık sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin toplam 1.716,23 Euro komisyon alacağı oluştuğunu, bu alacağın ödenmesi için davalıya fatura gönderildiğini, gönderilen faturanın müvekkiline iade edildiğini, söz konusu sözleşme uyarınca müvekkiline ayrıca binek araç katkısı olarak ve aylık olarak 500 Euro ödeneceğinin kararlaştırıldığını, oluşacak alacaklardan düşülmek üzere davalının müvekkiline 60.000,00 Euro ödeme yaptığını, müvekkilinin bu ödemenin teminatı olarak 4 adet bonoyu düzenleyerek davalıya verdiğini,
taraflar arasındaki sözleşmenin geçerlilik süresi olan 01.03.2008-01.03.2009 süresi sona ermeden ve müvekkiline hiçbir ihtar yapılmadan teminat olarak verilmesi nedeni ile devredilmemesi gereken söz konusu dört adet bononun davalı tarafından kötü niyetli olarak yine davalının bir başka grup şirketi olan Lotus Deri Tekstil San ve Tic. Ltd.
Şti ne ciro edilerek devredildiğini, bonoları devralan şirket tarafından müvekkiline hiçbir ihtar yapılmadan İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2008/08465 Esas sayılı dosyası ile haciz yapıldığını, müvekkilinden ayrıca 14.789,00 TL tahsilat yapıldığını ileri sürerek, sözleşmeden kaynaklanan 5.256,23 Euroluk alacak ile teminat bonolarını ödeme için ibraz etmeden ve ihbarda bulunmadan devrederek müvekkilinin ihtiyati hacze ve 14.789,00 TL fazla ödemeye maruz bırakan davalıdan bu bedelin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile imzalanmış bir sözleşme olmadığını, davalının İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2008/18465 Esas sayılı dosyasına konu senetlerin teminat senedi olduğuna ilişkin iddiasının bu davada dinlenemeyeceğini, söz konusu takibin alacaklısının 3. şahıs olduğunu, senet borçlarının aranacak borçlardan olduğunu, keşidecinin kendisine ihbarda bulunulmaması nedeni ile zarara uğradığını iddia etmesinin mümkün olmadığını, davacının talep ettiği 14.789,00 TL'nın İstanbul 7. İcra Müdürlüğü alacaklısı tarafından icra dosyasına mahsuben tahsil edilmiş olup, müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; söz konusu sözleşmeyi imzalayan kişinin davalı şirkette çalıştığının davacı tarafından ispat edilemediği, davacının dosyaya ibraz ettiği sözleşmeye dayalı olarak davalıdan herhangi bir komisyon talep etmesinin mümkün olmadığı, takibe konu bonoların vadesinin gelmesi üzerine alacaklı dava dışı firma tarafından İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/1386 D. İş dosyasından alınan ihtiyati haciz kararı ile takip başlatıldığı, davacı takibe konu borcu ödediğinden, davacının takip dosyasına ödemiş olduğu harç ve vekâlet ücreti ile takip masraflarını davalıdan talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13854, K. 2012/4345, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama