KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13864 E., 2012/17817 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
914 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.02.2010 tarih ve 2008/770-2010/57 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.11.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kayınpederi ...'ın ekonomik durumunun iyi olması ve davalılardan ... ile olan ilişkisi nedeniyle sağlık konusunda yatırım yapmaya karar verdiğini, ancak sağlık konusunda çalışacak şirketlerin doktorlar tarafından kurulması zorunlu olduğundan bir grup doktorla Işık-Med Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. ile Özel Işık Diş Tedavi Laboratuvar Merkezi Ltd.
Şti. unvanlı iki adet şirket kurulduğunu, bu şirketlerden Işık-Med Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş'nin müdürlüklerine davalı ... ile davacının eşi Hülya Us'un getirildiğini, diğer şirket Özel Işık Diş Tedavi Laboratuvar Merkezi Ltd.
Şti'nin müdürlüğüne ise davalı ...'in sahte belgelerle kendisini müdür yapıp, her iki şirketi de istediği gibi yönettiğini, zaman içerisinde davacıdan çeşitli tarihli ve miktarlı çekler alarak kullanan ve bunların bir kısmını iade eden davalı ...'in son dönemde, müvekkilinden aldığı 24 adet çekten 11 adedini iade edip, 13 adedini iade etmediğini ve muvazaalı olarak sahibinin kendi olduğu diğer davalı şirketlere ve kardeşine ciro ederek kullanıp, çeşitli banka ve finans kuruluşlarına teminat olarak verip, kredi kullandığını,
oysa davalı ... ile iki adet protokol yapılıp davalının bu çekleri iade edeceğini taahhüt etmesine rağmen iade etmediğini ileri sürerek, 13 adet toplam 25.450 TL miktarlı çeklerden dolayı davacının davalılara karşı borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19.01.2010 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek müvekkili tarafından ödenen çek bedellerinin istirdadını istemiştir.
Davalı ... vekili, davacı ile müvekkilinin yaptığı hesaplaşma sonunda davacının müvekkiline 14.450 TL borçlu olduğunun belirlenip, protokoller yapıldığını, protokol gereğince ...'nın elindeki çekleri teslim etmesine rağmen davacının protokolle üzerine düşen hiç bir yükümlülüğünü yerine getirmediğinden çeklerin şirketin gerekli ödeme ve harcamaları için kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı Işık Medikal Sağlık Hizmetleri Şirketinin kredi teminatında kullanılması için dava konusu Tekstilbank Moda Şubesi'ne ait 13 adet çeki davalı ...'ya verdiği, bu çeklerin 9 adedinin davalı ... tarafından kardeşine ve yakın ilişkisi olan diğer davalılara devredildiği, 4 adedinin yargılama aşamasında davacıya iade edildiği, davacı ile davalı ... arasında yapılan protokolle davalı ...'nın dava dışı 9 adet çeki davacıya iade etmeyi taahhüt ettiği halde dava konusu çekleri iade etmediği,
bu çeklerin bir kısmının takip konusu olduğu ve davacı tarafından ödenmek zorunda kalındığı, taraflar arasında gerçek bir borç alacak ilişkisi olmadığı, davacının protokol hükümlerine uymadığının da kanıtlanamadığı, davacının menfi tespit ve istirdat istemi koşullarının oluştuğu, davalı ...'nın elinde bulunan bir kısım çekleri temsilcisi ve ortağı olduğu davalı şirketlere ve aynı aileden olan davalıya devrettiği, söz konusu çekleri elinde bulunduran diğer davalıların çekleri bile bile borçlu zararına iktisap ettikleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davaya konu 13 adet çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup yargılama sırasında ödenen çek bedellerinin istirdadı talep olunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 12.02.2008 gün 2006/7179 Esas, 2008/1522 Karar sayılı ilamı ile “03.09.1999 tarihli protokolde hangi koşullarda çeklerin davacıya iade edileceği kararlaştırılmış olup, davacının protokol koşullarını yerine getirip getirmediğinin ve çeklerin karşılıksız kalıp kalmadığının davalılardan Bahattin yönünden HUMK'nun 290 vd. maddeleri uyarınca değerlendirilmesi,
bu hususun usulünce kanıtlanması halinde diğer davalıların çekleri borçlunun zararına olmak üzere bile bile iktisap edip etmediklerinin her türlü delil ile ispatı olanağı bulunduğundan davacıya bu husustaki delilleri sorularak yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmuştur.
Anılan bozma ilamına uyan mahkemece, taraflar arasında gerçek bir borç alacak ilişkisi bulunmadığı, davacının protokol hükümlerine uymadığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, karar doğru değerlendirmelere dayanmadığı gibi uyulan bozma ilamının gerekleri de yerine getirilmemiştir.
Zira bozma ilamında açıkça belirtildiği üzere dava konusu çeklerin davalı ... yönünden karşılıksız kalıp kalmadığının davacı tarafça usulüne uygun biçimde kanıtlanması gerekmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen 03.09.1999 tarihli protokolde, 17.08.1999 tarihli 2.000 TL bedelli çekin, ...isimli kişinin 8.250 TL'yi 03.09.1999 tarihinde davalı ...'e ödediği takdirde bedelsiz olarak iade edileceği, 30.07.1999 tarihli üç adet çekin 07.09.1999 tarihinde herhangi bir şart öngörülmeksizin davacıya verileceği,
dava konusu diğer dokuz adet çekin ise Melih Us'da bulunan Yılsan Oto ve ... keşideli çekler ile 15.09.1999 tarihinde takas edilerek iade olunacağı düzenlenmiştir. O halde, protokolde iadesi şarta bağlı olan çekler yönünden öngörülen şartların gerçekleştiğini ve bu nedenle çeklerin karşılıksız kaldığını ispat yükü davacının üzerinde olup ancak bu şartların gerçekleştiğinin davacı tarafça usulüne uygun biçimde ispatlanması halinde dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığı kabul edilebilecektir. Mahkemece, açıklanan hususlar çerçevesinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ispat yükünün tersine çevrilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, dava konusu edilen dört adet çekin iade edildiği hükmün gerekçesinde açıklanmasına rağmen bu çekler yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13864, K. 2012/17817, 9 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama