KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13868 E., 2012/5024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
230 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/06/2010 tarih ve 2010/383-2010/371 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabından internet bankacılığı yolu ile iradesi dışında dava dışı üçüncü kişilerce havale yapılarak hesabının boşaltıldığını, bu kişilerin yakalanarak yargılandıklarını ve ceza mahkemesinde de suçlarını itiraf ettiklerini, bu olaylardan davalının kusurlu bulunduğunu ileri sürerek, 8.580 Euro’nun reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın oluşumunda davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, davacının şifresinin davacının kusurlu hareketi ile ele geçirildiğinin ispat edilememesine göre, güven kurumu olan ve objektif özen yükümlülüğünü yerine getiremeyen bankanın zarardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle 8.580 Euro'nun 27/08/2003 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13868, K. 2012/5024, 30 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama