KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13911 E., 2010/11880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
894 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.02.2008 tarih ve 2004/1146-2008/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2001/421, I999/7315, 2002/1758 ve 2002/3215 nolu tasarımların maliki olduğunu, bu tasarımların uygulandığı '"CİNDY, Calipso, Dolunay, İmaj, First ve Havana" isimli ürünlerin "ALDİMO" markası altında pazarladığını, buna karşın davalılar gerçek kişiler ve şirket olarak davacının iznini almadan davacının tasarımlarının uygulandığı ürünleri "İRTİBAT" markası altında pazarladığını, bu olgunun Eyüp 2. Sulh Hukuk Mahkemelinin 2004/121 D.iş sayılı dosyasından davalıların iş merkezinde yapılan tespit ve tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile belirlendiğini ileri sürerek,
554 sayılı KHKnın 17, 48, 49/1-a. b. c. g ve TTK'nun 56, 57 ve 58/ l-a, b, 61. maddeleri gereğince davalıların eylemlerinin davacı tasarımlarından kaynaklanan hakların ihlali ve haksız rekabet olduğunun tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla her bir tasarım için 500.00 TL olmak üzere toplam 3.000.00 TL maddi tazminatın ve 3,000.00 TL manevi tazminatın davalılardan faiziyle birlikte tahsiline ve mahkeme kararının ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, açılan davanın yerinde olmadığını, davacı ... ve bu kişinin sonradan ortağı olduğu dava dışı Aldimo Kanepe Oturma Grupları İnş.
Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. ile 1997 yılından 2003 yılına kadar ticari ilişki içinde olduklarını, bu süreçte cevap dilekçesi ekinde bulunan yaklaşık 200 adet fatura karşılığında değişik ürünleri davacı ve ortağı olduğu şirketten satın aldıklarını, böylece taraflar arasında yazılı olmayan bir bayilikanlaşması kurulduğunu, buna göre, 'ALDİMO" ürünlerinin tek yetkili satıcısının davalılar olacağını, müvekkillerinin bastırdıkları broşür ve web sitesinin davacınınkilerle aynı olmasının bahsi geçen sözleşme gereği olduğunu, ne var ki davacının zaman içerisinde bu anlaşmayı bozup üçüncü kişilere de aynı yetkiyi verdiğini,
aynca yeni satış mağazaları açmak suretiyle haksız rekabet yarattığını, piyasa ihtiyaçlarını karşılamadığı da yetersiz kalınca elde ettiği karının azaldığını, bunun üzerine de davalılara baskı uygulayıp yasaya aykırı taleplerde bulunduğunu, bu talepleri karşılanmayınca eldeki davayı kötü niyetle açtığını, tespit sırasında belirlenen ürünlerin önceden davacı ve ortağı olduğu şirketten alınmış mallar olup satılmamış olmaları nedeniyle kendi ellerinde kaldığını, taklit ürün yapıp pazarlamalarının söz konusu olmadığını, kaldı ki davalı gerçek kişilere husumetin de düşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı gerçek kişiler yönünden pasif husumet itirazının yerinde olmadığı, davalılardan ...'ın davalı şirketin ortağı ve yönetici, ...'in ise, şirketi temsil eden ve şirket adına tüm işlemleri gerçekleştiren müdürü olduğu, şu halde davalı şirketin iş ve eylemleri, davalı gerçek kişilerin karar ve iradeleriyle somutlaşmakta olduğu, hal böyle olunca davalı gerçek kişilerin ortağı ve temsil ettikleri şirketin faaliyetlerinden dolayı sorumlu olacakları, davacının ve ortağı olduğu dava dışı Aldimo Kanepe Oturma Grupları Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şirketinin, davalı gerçek ve tüzel kişiler ile 1997-2003 tarihleri arasında ticari ilişki içinde oldukları, bu ilişki kapsamında uyuşmazlık konusu tasarımların kullanıldığı ürünlerin değişik tarihlerde davalılara satıldığı, bu satışlarla ilgili olarak davacının ve ortağı olan Aldimo ...Ltd.
Şirketinin düzenlemiş olduğu en son tarihli faturanın 22.07.2002 tarihli satış belgesi olduğu, bu tarihten sonra davalıların satın almalarını gösteren her hangi bir belgenin mevcut olmadığı,davalılar vekili taraflar arasında sözlü bir bayilik sözleşmesi kurulup bu sözleşme çerçevesinde zaman zaman faturasız ve belgesiz ürün satın alındığı savunulmuş ise de kendilerinin TTK, hükümlerine kurulmuş tüzel kişiliği haiz ticaret şirketi ve bu şirketin ortağı ve yöneticileri olmaları karşısında böyle bir iddianın ancak ticari defler ve yazılı belgelerle ispatlanmasının mümkün olması,
ayrıca böyle bir ticaretin davacı tarafından kesinlikle kabul edilmemesi karşısında anılan savunmaya iştirak etmenin olanaklı olamayacağı, hal böyle olunca davalıların elinde bulunan veya sattıkları ürünlerin kaynaklarını, hangi tarihte kimlerden, ne şeklide ve kaç paraya alıp, hala ellerinde bulundurma nedenlerini açıklamaları gerektiği, aksi halde bu ürünlere uygulanan tasarımların maliki olduğu anlaşılan davacının anılan tasarımlarından kaynaklanan haklarının karine olarak ihlal edilmiş sayılacağı, davalı şirketin web sitesindeki açıklamalarda imalat yapan bir kuruluş olarak tanıtıldığı;
imal edip pazarladığı ürün gamında davacıya ait tasarımların uygulandığı ürün isimlerinin yer aldığı.
Eyüp 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/ 21 D. iş savdı dosyasına göre davalıların iş yerinin hem satış hem de üretim mahalli olarak kullanıldığı, keza burada tespit edilen ürünlere uygulanan tasarımların davacı tasarımlarına benzer olduğu, davalıların broşür ve web sitelerindeki reklam ve tanıtım görsellerinin davacı tasarımlarıyla aynı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösteren en son belge tarihinin 22.07.2002 tarih ve 19188 nolu olmasına karşın, aradan yaklaşık 2 vıl 3 ay geçmesine karşın hala elde bulunan bu ürünlerin satın alındığı yerin izah edilmemiş olması karşısında savunmaların inandırıcı olmadığı,
davalıların tasarım ihlalini gerçekleştirdikleri, bu nedenle tahmine dayalı bilirkişi görüşüne itibar edilmeyerek,maddi tazminat hesabı konusunda rapor düzenlemeleri istendiği, raporda talep edilen maddi tazminatın miktarının usul ve yasaya uygun, ihlal tarihi itibariyle piyasa koşullarına uyumlu olduğunun bildirildiği, davacı ...'nın sahibi olduğu tasarımların izinsiz kullanıldığı, eş anlatımla tasarım hakkının ihlal edildiği ve bundan manevi bir zarar gördüğü, talep edilen toplam 3.000.00 TL manevi tazminatın makul ve kabul edilebilir bir miktar olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13911, K. 2010/11880, 23 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama