KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13961 E., 2012/5967 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/06/2010 tarih ve 2008/419-2010/403 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında POS cihazı üye işyeri sözleşmesi düzenlendiğini, 23.05.2005 ve 05.06.2005 tarihinde ...... isimli kişi tarafından kredi kartı kullanılarak 10.000,00 YTL’lik ve 30.000 YTL’lik kontör satın alındığını, bankanın bu işleme provizyon verdiğini, kullanılan kartın çalıntı olduğunun anlaşılması üzerine, kredi kartı ile çekilen satış bedeli 10.000,00 YTL’nin müvekkilinin hesabına geçtiğini ancak daha sonra banka tarafından borç kaydedildiğini, 30.000,00 YTL’lik kısma bloke konulduğunu, müvekkilinin sorumluluğu olmadığını ileri sürerek, 10.000,00 YTL borcun faizi ile silinmesine, 30.000,00 YTL’ye konulan blokenin kaldırılarak kullanılmayan dönem için reeskont faize karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üye işyeri sözleşmesi uyarınca yüklenen özeni göstermediğini, yapılan satışın normal cirosunun üzerinde olduğunu ve satışı bedelinin bölünerek alındığını, bu nedenle bankanın satış bedeli tutarında bloke koyma yetkisinin olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporları doğrultusunda, 05/06/2005 tarihinde usulsüz işlemlerin gerçekleştirilmesi sonucunda, bu işlemlerden doğan 30.000,00 YTL üzerine davalı tarafından bloke konularak davacıya ödenmediği, davalı bankaca kart hamiline herhangi bir ödeme yapılmamış olması nedeniyle blokenin kaldırılması gerektiği, blokenin kaldırılması süresinin 180 gün olduğu, 07/12/2005 tarihinde blokenin kaldırılması gerektiği, ancak kaldırılmayarak davacının zararına yol açıldığı, bu tarihten itibaren davacının faiz istemekte haklı olduğu,
10.000,00 YTL’lik bölüm bakımından davacının herhangi bir zararının bulunmadığı, bu bölüm bakımından davanın konusuz kaldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 30.000,00 YTL’nin 07/12/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 10.000,00 YTL’lik bölüm yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kesinleşmiş bulunan manevi tazminat bakımından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13961, K. 2012/5967, 12 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama