KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/13993 E., 2012/4211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.02.2010 tarih ve 2008/516 - 2010/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı bankanın Çengelköy Şubesi'nde hesabının bulunduğunu, bu hesaptan müvekkillinin bilgisi ve rızası dışında 3. kişilerce internet bankacılığı yoluyla para çekildiğini, çekilen paranın bir kısmının davalı bankaca müvekkiline iade edildiğini, zarardan internet sisteminin güvenliğini sağlamayan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, çekilen paradan müvekkiline iade edilen 5.244,74 TL'nın haksız işlem tarihi ile iade tarihi arasındaki faizinin ve müvekkiline iade edilmemiş bulunan 30.440,26 TL'nın 17.03.2008 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, müvekkili bankanın internet sitesinin güvenliği için tüm önlemleri aldığını, davacıya gerekli güvenlik uyarılarının yapıldığını, ayrıca davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nun 472. maddesi uyarınca mevduat olarak yatırılan paranın mülkiyetinin bankaya geçtiği, bu nedenle meydana gelen hasardan da bankanın sorumlu bulunduğu, bankalarca sözleşmelere konulan sorumsuzluk şartlarının BK'nun 99. ve 100. maddeleri uyarınca batıl olduğu, ancak banka müşterisinin kusurlu oması halinde bankanın parayı iade etmek yükümlülüğünden kurtulabileceği, somut olayda, dava konusu paranın hesaptan çekilmesinde davacının herhangi bir kusurunun kanıtlanamadığı,
bir kısım teknolojik önlemleri almayan davalı bankanın meydana gelen zararı karşılamak zorunda bulunduğu, davacı tarafça iade edilen paranın faizi istenilmiş ise de, dava dilekçesinde talep olunan faiz miktarı belirtilerek harcı yatırılmadığından bu talebin değerlendirilmediği gerekçesi ile 30.446,26 TL'nın 02.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/13993, K. 2012/4211, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama