KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14010 E., 2012/5003 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/02/2009 tarih ve 2008/26-2009/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “ FORM” ve “ETİ FORM” ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, davalı şirkete ait 2006/3050 nolu 44. sınıfta “FORMED” ibareli tescil başvurusunun müvekkiline ait tanınmış markalarla benzer olması nedeniyle tescilinin önlenmesi için müvekkilince yapılan itirazın, davalılardan TPE tarafından reddedildiğini ileri sürerek, Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) 2007/M-6970 nolu kararının iptalini ve davalı şirketin markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait itiraza dayanak markaların tanınmış markalar olduğu ancak taraf markalarının emtia gruplarının farklı olduğu, ortalama tüketici nezdinde markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davalının marka tescilinden haksız kazanç sağlamayacağı ve davalı kullanımının davacı markasının ayırt ediciliğine zarar vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14010, K. 2012/5003, 30 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama