KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14134 E., 2012/4821 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Zara Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.05.2010 tarih ve 2009/154 - 2010/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin ortaklarının, ileride 300.000 TL sermayeli yeni bir şirket kurulması, kurulacak şirkette müvekkiline %12 pay verilmesi, ancak ticari faaliyetin şimdilik mevcut şirkette devam etmesi konusunda anlaştıklarını, bu bağlamda müvekkilinin sermaye payına karşılık davalı şirkete 36.500 TL ödediğini, fakat yeni şirketin kurulmadığı gibi kendisine mevcut şirketten de pay verilmediğini ileri sürerek, davalıya ödediği 36.500,00 TL'nın ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davalının talep ettiği ana paraya bir itirazlarının bulunmadığını, ancak ticari faiz istenemeyeceğini, faiz başlangıcının ise karar tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, kaldı ki davanın açılmasına neden olunmadığını, zira taraflar arasında görülen ve lehlerine sonuçlanan ortaklığın tespiti davası kesinleştikten sonra, yargılama masrafları mahsup edilerek paranın iade edileceğinin davacıya bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya yaptığı ödemeler nedeniyle 36.500,00 TL alacaklı olduğu, ancak davadan önce davalı temerrüde düşürülmediğinden temerrüt faizinin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği, öte yandan talebin kabul edilen miktarının davalı tarafça davaya cevapla birlikte kabul edilmiş olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 36.500,00 TL'nın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, sebepsiz zenginleşme hükümlerince açılmış olup, davacı ödediği paraya ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması talebinde bulunmuştur.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre (15.09.2003, E:2003/1701, K:2003/7754) sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, talep halinde sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren, temerrüt ihtarına gerek kalmaksızın temerrüt faizi istenebilmesi mümkün bulunduğundan, yargılama sırasında mahkemenin ara kararı ile harcı ödenerek müddeabih haline getirilen birikmiş faiz tutarı hesaplattırılıp, bulunacak bu miktara hükmedilmesi gerekirken bu husustaki talebin reddi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14134, K. 2012/4821, 28 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama