KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14153 E., 2012/18405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.07.2010 tarih ve 2008/619-2010/359 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ....ile davalı vekili Av......dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında imzalanan elektronik ticaret sözleşmesi kapsamında sanal post ve 3D secure hizmeti alındığını, bu sistemle internet üzerinden sanal alış veriş yapılacağını, 3D secure ile üye işyerinin devreden çıkıp müşterilerin bankaya yönlendirileceğini ve şifre onaylama işlemini yapılacağını, ancak ücreti ödendiği halde kendilerine 3D secure hizmeti verilmediğini, bu nedenle 3. kişiler tarafından müşterilerin kredi kartı bilgilerinin kopyalanarak mağduriyetlere neden olunduğunu,
eğer 3D uygulaması bulunmuş olsa idi müşteriler bankaya yönlendirilip şifre talep edileceğinden anılan usulsüzlüklerin meydana gelmeyeceğini, 3. kişiler tarafından yapılan zararlar dolayısıyla bankaca kendilerinden 4.204,50 TL tahsil edildiğini, olay nedeniyle manevi zarara uğradıklarını, kârdan mahrum kaldıklarını ileri sürerek, 4.204,50 TL chargeback ücretinin istirdadını, 3d secure hizmeti için ödenen 124,95, kâr mahrumiyetinden kaynaklanan 300 TL ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayın davacının 3D secure proğramının kurulumunu yapmamasından kaynaklandığını, banka müşterilerinin kredi kartı harcamalarını kendilerinin yapmadığını belirterek itirazda bulunduklarını, müşterilere yapılan ödemelerin davacıdan tahsil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, güven kurumu olan bankaların verdikleri hizmette gerekli güvenlik önlemlerini alması gerektiği, davacı üye işyerine sözleşmede program kurulum yükümlülüğü yüklenmediği, bankanın gerekli tedbirleri alması nedeniyle sorumlu olduğu, davalı banka şubesine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı banka şubesi yönünden davanın husumetten reddine, davalı ... AŞ. yönünden davanın kısmen kabulüne, 4.329,45 TL maddi ve 500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... AŞ. vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; mahkemece dava konusu olayda BK’nun 49.maddesinde belirtilen şartların ne şekilde oluştuğu, davacının ne şekilde manevi zarara uğradığı ve ticari itibarının ne şekilde zedelendiği değerlendilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14153, K. 2012/18405, 16 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama