KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14208 E., 2012/5145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2010 tarih ve 2007/17-2010/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesaplarından internet bankacılığı aracılığı ile müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan ... isimli şahsın hesabına para aktarıldığını, müvekkilinin bankaya müracaat ederek mevduatının ödenmesini talep ettiğini, ancak olumlu bir yanıt alamadığını ileri sürerek hesabından çekilen 9.190.00 TL'nin çekilme tarihlerinden itibaren en yüksek ticari faizi ile davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bankanın kullandığı interaktif bankacılık sisteminin en güvenli sistem olduğunu, davacının şifresini iyi koruyamaması nedeni ile buna sebebiyet verdiğini, bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre bankanın imtiyaz suretiyle faaliyetini icra etmesi karşısında hafif kusurundan doğacak zarardan da sorumlu olup, hesap sahibinin aşıranlar ile işbirliği içerisinde olduğunu yada aşırılma olayında aşıranların onun kusur ve ihmalinden yararlandığını kanıtlayamadığı sürece hesaptan aşırılan mevduatı tazmin ile yükümlü bulunduğu, bankanın kendisinin ve müşterisinin güvenliğini sağlayacak araçları ve güvenlik enstrümanların kullanılmasını zorunlu kılmayıp somut olayda davacının inisiyatifine bırakmakla zararın doğduğu,
davacının meydana gelen zararda müterafik kusurunun bulunduğunu kabul etmenin olanaklı olmadığı gerekçesiyle 4.990,00 TL'nin 07.11.2006, 4.200,00 TL'nin 09.11.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsil karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14208, K. 2012/5145, 2 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama