KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14309 E., 2011/2042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şişli 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.07.2008 gün ve 2007/134 - 2008/291 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.06.2010 gün ve 2009/1054 - 2010/7180 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, emlak komisyonculuğu yapan müvekkili şirket ile davalı arasında dava dilekçesinde belirtilen gayrimenkulün satılmasına aracılık edilmesi için 23.11.2001 tarihli bir sözleşme imzalandığını, sözleşme süresinin 90 gün olup 21.02.2002 tarihinde sona erdiğini, davalı şirketin 19.02.2002 tarihinde bu gayrimenkulü dava dışı 3. kişiye sattığı halde sözleşmenin 6. maddesini gerekçe göstererek müvekkiline komisyon ödemediğini, oysa anılan sözleşmenin 3. maddesi uyarınca müvekkilinin komisyon alacağının doğmuş bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik (1.000) TL’nın bozmadan sonra açılan birleşen davada da (67.263,50) TL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu gayrimenkulün devir tarihinin 03.04.2002 olduğunu, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca alıcı 3. kişiyi müvekkili ile tanıştırmayan davacının komisyon hakkının doğmadığını, sözleşmenin sonradan düzenlenen 6. maddesinin 3. maddeyi bertaraf ettiğini, 26.05.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle de birleşen davanın zamanaşımına uğradığını belirterek birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14309, K. 2011/2042, 1 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama