KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14310 E., 2012/4726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.03.2010 tarih ve 2009/291-2010/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin şizofreni hastalığının tedavisinde etkili olan ‘quetiapine’ etken maddesini içeren ‘Seroquel’ isimli ilaçları, Türkiye’de de tescilli ‘ASTRAZENECA’, ‘SEROQUEL’ ve ‘SEREQUEL XR’ markalarıyla satışa sunduğunu, davalının müvekkili markalarını taşıyan ürünleri ithal ettiğinin anlaşıldığını, gümrükte mallara el konulduğunu, bunların sahte olduğunun belirlendiğini durumun markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, bu durumun tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bir kısım sağlık merkezlerinde kullanılan magnezyum sulfat-hepta-hitrat ve epson tuzu bulunan maddenin ithalatı konusunda dava dışı firma ile anlaştığını, dava konusu maddelerin sehven gönderildiğini, mahrecine iade talebinde bulunduğunu, anılan ilaçları ithal etme ve dağıtma yetkilerinin olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, gümrükte el konulan ve davacılar markasını içeren ilaçların sahte olduğu, gümrük belgelerinde içeriğinin açıkça yazıldığı, davalının savunmasında geçen maddeleri kapsamadığı, basiretli tacir gibi hareket etmediği, 556 sayılı KHK’nin 61 ve 57/7. maddeleri uyarınca marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve men’ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14310, K. 2012/4726, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama