KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14509 E., 2012/5175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/09/2010 tarih ve 2010/148-2010/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinden verilen ihtiyati tedbir kararının davalı şikayet olunan tarafça haksız olarak uygulandığını, tedbir kararı ticaret ünvanının kullanılmasına yönelik değil, markasal kullanımla ilgili olduğu halde icrai işlem esnasında davacının ünvanını taşıyan tüm kartvizitlere, broşürlere el konulduğunu, şrket tabelasının sökülmek istendiğini ve internet sitesine erişimin engellendiğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının ne şekilde uygulanacağının yoruma yer bırakılmaksızın net bir şekilde belirlenmesi ve ihtiyati tedbir kararının hukukçu bir bilirkişi refakatinde infazını talep ve dava etmiştir,
Davalı vekili, tedbirin uygulanmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, kararın açık olup internet sitesine erişimi de engeller nitelikte olduğunu, zira haksız rekabet ve markasal ihlalin devam ettiğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, şikayet yoluyla davanın kabulüne, tedbirin infazı sırasında, tedbir kararının davaya dayanak olan markanın markasal biçimde kullanılmasının tedbiren önlenmesine ilişkin olduğunun ve "avitec" ibaresinin ünvan olarak kullanılmasının kapsam dışında tutulduğunun ve internet sayfasına erişimin engellenmesi yönünden değil, "avitec" ibaresinin internette markasal olarak kullanılmasının engellenmesine karar verildiğinin, infaz sırasında icra memuru tarafından gözetilmesine ve markasal kullanımın infaz sırasında değerlendirilmesi bakımından bir marka vekilinin infaz sırasında icra memuru tarafından hazır bulundurulmasına ve tedbirin buna göre infazına karar verilmiştir.
Kararı, şikayet edilen davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının ne şekilde uygulanacağının açıklığa kavuşturulması amacıyla açılmıştır.
İhtiyati tedbir kararlarının infazında problem olduğunda, bunun çözümlenmesinin kararı veren mahkemeden ve ihtiyati tedbir dosyası üzerinden talep edilmesi gerekli olup, ayrı bir davaya konu yapılmasında hukuki bir yarar mevcut değildir. Hukuki yarar dava şartı olup, mahkemece resen nazara alınması gereken bir husustur. Bu itibarla mahkemece talebin reddine karar vermek gerekirken, kabulü yoluna gidilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14509, K. 2012/5175, 2 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama