KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14515 E., 2012/4906 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.02.2010 tarih ve 2009/1021-2010/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine iki ayrı icra dosyasıyla takibe geçtiğini, her iki takibe konu alacağın aynı cari hesaba dayandığını, dayanak belgelerin 13.08.2007 tarih ve 34413-34141 nolu faturalar olduğunu, alacaklının bu şekilde mükerrer tahsilat yapma yoluna gittiğini, davalının Şişli 2. İcra Müdürlüğünün 2008/20183 esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/ 1486 esas sayılı dosyasında 11.6.2009 tarihinde davadan feragat ettiğini,
feragat edilen davadaki alacağın kaynağı ile davalı tarafın açmış olduğu diğer itirazın iptali davası olan Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/ 483 esas sayılı dosyasındaki alacağın kaynağının aynı sebepten kaynaklandığını, bu nedenle davalardan birinden feragat edilmesi sebebiyle diğer davanın da hükümsüz kalması gerektiğini ileri sürerek, Şişli 6. İcra Müdürlüğünün 2008/115 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalı tarafın % 40 dan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Şişli 6. İcra Müdürlüğünün 2008/115 Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali davasında itirazın iptaline karar verilerek takibin kesinleştiğini, davalının borçlu olmadığını itirazın iptali davasında ispatlayamadığını, HUMK un 197. maddesinin 4 ve 5. fıkraları gereğince huzurdaki davanın reddi gerektiğini, yanlışlıkla açılan ve mükerrer hükme sebebiyet verilmemesi için ikinci davadan feragat edilmesinin tüm alacaklardan feragat edildiği anlamına gelmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının taşıma işi nedeni ile oluşan ticari ilişki sonucu tanzim edilen 2 adet, toplam 1.509.76-TL'lik faturadan 968,00-TL'lik kısmının ödendiği, bakiye kısım olan 541.80-TL için de iade faturası düzenlenerek şirket çalışanı Hasan Öz'e imza mukabili teslim edildiği, böylece taraflar arasında bu ticari ilişki nedeni ile herhangi bir borç alacak ilişkisinin kalmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ikinci kez açılan itirazın iptali davasından feragatin davalı alacaklının hakkın özünden vazgeçmeyi tazammun eden bir niteliğinin bulunmadığının aşikar olmasına ve davacının borçlu olduğunun itirazın iptali davası sonucunda kesin hükümle belirlenmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14515, K. 2012/4906, 28 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama