KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14555 E., 2010/12229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/06/2010 tarih ve 2010/98-2010/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı şirketler vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların yurtdışındaki birçok vatandaştan olduğu gibi müvekkilinden de istenildiği an geri verileceği taahhüdü ile para aldığını, müvekkilinin şirket ortağı olma iradesinin bulunmadığını ileri sürerek, 86.144,32 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini ve davalılara ait malların devir ve temlikin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, verilen ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin karara, davalı şirketler vekili tarafından itiraz edilmiş ve bu itiraz mahkemece reddedilmiştir.
Kararı, ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı şirketler vekili temyiz etmiştir.
1- Talep, mahkemece davalı şirketlerin taşınır ve taşınmazları üzerine konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz, ihtiyati tedbirin özel bir çeşidi olmakla beraber, özellikle konusu ve tabi olduğu hükümler bakımından ihtiyati tedbirden farklıdır. İhtiyati haciz, sadece para alacaklarına ilişkin dava veya takiplerde söz konusu olduğu halde, ihtiyati tedbir kural olarak paradan başka şeylere ilişkin davalarda ve aynı çekişmeli olan menkul ve gayrimenkul mallarla ilgilidir. İhtiyati hacizde haczedilen mallar açılan veya açılacak davanın konusunu oluşturmadığı halde, ihtiyati tedbirde üzerine tedbir konulan mallar taraflar arasında çekişmeli olduğundan davanın konusunu oluşturur.
Dava, bir miktar para alacağının tahsiline ilişkin olup, üzerine tedbir konulan malların aynına ilişkin taraflar arasında bir sorun yoktur. İstem davaya konu para alacağının teminat altına alınması olup, mahkemece istemin ancak İİK'nun 257. ve devamı maddelerine göre değerlendirilmesi ve buna göre itirazın da İİK’nın 265. maddesine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece anılan hususlar nazara alınmadan ihtiyati haciz gibi ihtiyati tedbir kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı şirketler yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı şirketler vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14555, K. 2010/12229, 30 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama