KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14642 E., 2011/3218 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2005/515 Esas
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2009 gün ve 2009/107-2009/684 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.06.2010 gün ve 2010/5630 - 2010/7520 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkillerinin murisinin davalıya ait trene binmek isterken meydana gelen kazada öldüğünü, davacıların desteklerinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek, asıl davada (600) TL, birleşen 2003/706 E. sayılı davada (401) TL ve birleşen 2005/515 E dosya ile birlikte toplam (52.159,78) TL’nin davalıdan avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava ve birleşen 2005/706 E. sayılı dosyalara ilişkin verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2005/ 515 E. sayılı davada % 20 oranında hatır taşıması indirimi uygulanarak (37.364,28) TL’nın davalıdan avans faiziyle birlikte tahsiline dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince; dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların murisinin davalı tarafa ait tirende hatır için taşındığı ve Dairemizin bozmasından önceki 31.01.2007 tarihli kararda davacılar yararına hükmedilen tazminatın miktar itibariyle kesinleştiği gerekçesiyle, 31.01.2007 tarihli kararda hükmedilen meblağ üzerinden %20 oranında hatır indirimi yapılmıştır.
Davacılar vekili ise usulü kazanılmış hak kavramına ilişkin bu kabul şeklinin yanlış olduğunu, hesaplamanın önce hüküm tarihine en yakın kazanç miktarı üzerinden yapılmasının, sonra bu miktardan %20 oranında hatır taşıması indiriminin düşülmesinin, bulunan meblağ 31.01.2007 tarihli kararda hükmedilen meblağdan fazla ise 31.01.2007 tarihli kararda hükmedilen meblağa, az ise bulunan meblağa hükmedilmesinin, usulü kazanılmış hak kavramının bu şekilde uygulanmasının gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerçekten de mahkemece taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle 31.01.2007 tarihli kararda hükmedilen meblağ üzerinden hatır indirimi yapılması doğru olmadığı gibi davacılar vekilinin de bu konudaki yukarıda açıklanan beyanları ve kabul şekli ile bağlı olduğu açıktır.
O halde mahkemece önce karar tarihine en yakın ücret tutarına göre davacıların destek zararı hesabının yaptırılması, sonra bu miktardan %20 oranında hatır taşıması indiriminin düşülmesi, bulunan meblağın 31.01.2007 tarihli kararda hükmedilen meblağdan fazla olması halinde 31.01.2007 tarihli kararda hükmedilen meblağa, az olması halinde ise bulunan meblağa hükmedilmesi gerekir.
Bu durum karşısında mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması gerekirken, Dairemizce onandığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılarak, mahkeme kararının açıklanan nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14642, K. 2011/3218, 22 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama