KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14669 E., 2010/12726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.01.2010 tarih ve 2009/750-2010/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, ...'in borçlusu olduğu senetlere dayalı olarak 02.11.2009 tarihinde hakkında ihtiyati haciz kararı alındığını, oysaki borçlu ...’in 31.10.2009 tarihinde öldüğünü, borçlunun ölümünden iki gün sonra alınan ihtiyati haciz kararının yasal şartları taşımadığını ileri sürerek, müteveffa ... hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, borçlunun öldüğünden haberlerinin olmadığını, bu olayda kusurlarının bulunmadığını belirterek itirazın reddini istemiş, aksi takdirde yatırılan teminatın iadesine ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunulan ...’in ihtiyati haciz talebinden önce 31.10.2009 tarihinde öldüğü, ölü kişi hakkında takibe girişilemeyeceği gerekçesiyle itirazın kabulü ile, 02.11.2009 günlü karar ile borçlu ...’in taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine konulan ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, itiraz eden yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 250,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1.000,00 TL vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden HUMK’nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14669, K. 2010/12726, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama