KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1473 E., 2010/3395 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.06.2007 gün ve 2005/57-2007/208 sayılı kararı bozan Daire’nin 08.10.2009 gün ve 2008/54-2009/10293 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, davalı şirkete kiralanan fabrikanın çıkan yangında yanması üzerine kiracı tarafından diğer davalı ... şirketine sigortalanması nedeniyle bina ve makinalarda meydana gelen zarar karşılığı 497.000.000.000 TL.sigorta tazminatının davalı ...'e ödendiğini, davalılar arasında yapılan sigorta sözleşmesinin 3.kişi hesabına sigorta olması nedeniyle sigorta bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, 450.000 YTL asıl alacak, 478.500 YTL.işlemiş faiz olmak üzere toplam 925.500 YTL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, birleşen davada ise aynı nedenlerle şimdilik 100.000 YTL' nin davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Commercial Union Sigorta A.Ş. vekili, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, sigorta sözleşmesine taraf olmayan davacının dava açma hakkı bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar vekili, davalı ...' in davalı limited şirketin ortağı, diğer davalı ...' nın ise aynı şirketin dışardan atanan müdürü olması nedeniyle, onlara husumet yöneltilemeyeceğini, sigorta sözleşmesinde taraf olmayan davacının talep hakkı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararının vekalet ücreti bakımından davalılar yararına bozulması üzerine, davacı vekili bu kez karar düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1473, K. 2010/3395, 26 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama