KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14735 E., 2012/4895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tarsus 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.03.2010 tarih ve 2009/1116-2010/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin Tarsus Özel Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesinde çalıştığını ve maaşını davalı bankadan aldığını, Tarsus 2 İcra müdürlüğünün 2009/1533 esas sayılı ve Ankara 30 İcra müdürlüğünün 2007/3564 esas sayılı dosyaları sebebiyle maaşının 1/4 ünün kesildiğini, davacının ayrıca davalı bankadan kullandığı konut kredisi borcunun olduğunu, bu borç sebebiyle davalı bankanın müvekkilin hesabına yatan bütün paraya el koyduğunu, müvekkilinin maaşını alamadığını mağdur olduğunu, maaşının 1/4 ünden fazlasına el konulamayacağını ileri sürerek, davacının hesabındaki el konulan 1500,00 TL nin kanuni faiziyle tahsilini, bundan sonra hesabına yatan paralara el konulması halinde iadesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, hasmın yanlış gösterildiğini, pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, takas def'inde bulunduğunu, davacının borcu kapsamında bankanın takas ve alacağından mahsup hakkı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının maaşı üzerinde Tarsus 2. icra müdürlüğünün 2009/1533 esas sayılı takip dosyası üzerinde de haciz işlemi konulduğu, yüksek miktarda borçlarının bulunduğu, takas edilen maaşın alacaklının veya ailesinin fiilen ve gerçekten eline verilmesinde zorunluluk bulunduğu, Borçlar Kanunun 123. maddesi gereğince davacının maaşının takası kabil bir alacak olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 1500,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14735, K. 2012/4895, 28 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama