KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1479 E., 2010/2439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.10.2007 tarih ve 2006/189 - 2007/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı TPE Başkanlığı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’in adına tescil ettirmek istediği “Analiz Sentez” ibareli markanın müvekkili şirket adına tescilli ve özellikle 35 ve 40 ncı sınıflar dahilinde kullanılmakla ayırt edici nitelik kazanan “Sentez” ibareli marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, bu nedenle diğer davalı nezdinde itirazda bulunduklarını, ancak itirazlarının reddine karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından verilen 2005-M-4298 sayılı kararın iptali ile diğer davalı adına işlem görmekte olan “Analiz Sentez” ibareli markanın tescil edilmesi halinde marka tescilinin iptali ile hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, davacı tarafa ait marka ile davaya konu markanın aynı ya da benzer olmadıklarını, markaların kullanılacağı hizmetlerin de iltibas yaratacak nitelikte ilişkili bulunmadıklarını, müvekkili tarafından alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkiline ait marka başvurusu ile davacının markasının benzer olmadığını ve farklı hizmet sınıflarında kullanılacak olması nedeniyle iltibasa da sebebiyet vermeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraf markalarının 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi gereğince işaret bağlamında benzer oldukları, markaların kullanılacakları hizmetler yönünden ise 35/1, 2 ve 3. sınıflardaki hizmetlerin aynı ya da benzer bulunduğu, diğer sınıftakilerin kullanım amaçları ve nitelikleri
itibariyle farklı olduğu, davacı ve davalı şirketlerin anılan KHK’nin 8/3. maddesi anlamında birbirlerine göre üstün sayılacak bir hak sahibi olmadıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 28.12.2005 tarihli ve M-4298 sayılı kararının 35/1, 2 ve 3. sınıflardaki hizmetler yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davaya konu marka gerek dava gerekse hüküm tarihi itibariyle henüz tescil edilmemiş olduğundan vakitsiz hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı TPE Başkanlığı vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve davalı TPE Başkanlığı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1479, K. 2010/2439, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama