KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14898 E., 2011/464 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.06.2008 tarih ve 2008/633-2008/633 D.İş. Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haczi isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili ile dava dışı ...arasında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin bulunduğunu, borçlu ...'nın ise kredi sözleşmesinin tarafı olan ... lehine meskenini 135.000,00 TL bedelle ipotek verdiğini, ...'nın ipotek senedine göre müşterek müteselsil borçlu ve kefil olmayı kabul ettiğini, hesabın kat edildiğini, ...'nın hem ipotek veren hemde müteselsil kefil sıfatının bulunduğunu ileri sürerek, alacağın 135.000,00 TL'lık kısmının tahsili amacıyla ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, ...'nın kefil olduğu miktarın ipotekle temin edildiği, kredi sözleşmesinde imzası bulunmayan ipotek veren hakkında BK'nun 487. maddesinin uygulanamayacağı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, ipotek senedindeki “ipotek limiti miktarınca borçtan müşterek müteselsil borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumlu olduğumu” hükmü nedeni ile davacının aynı zamanda kefil olarak sorumlu tutulup tutulamıyacağı ve kefalet sözleşmesinin geçerli olup, olmadığı noktasında toplanmaktadır.
BK'nun 484. maddesine göre, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olacağı miktarın gösterilmesi yeterlidir. İpotek resmi senedinde yer alan bu kefalet akdi de BK'nun 484. maddesindeki koşulları taşıdığından geçerlidir. Bu nedenle borçlu ..., hem ipotek veren üçüncü kişi, hem de müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk altına girdiği kabul edilmek suretiyle ihtiyati haciz isteminin bu açıklamalar ışığında değerlendirilmesi ve sonucuna karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14898, K. 2011/464, 20 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama