KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/149 E., 2010/3836 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2007 gün ve 2005/234-2007/535 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.10.2009 gün ve 2008/5970-2009/10468 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...’ın davacı ... San. Ür. Paz.Tic. Ltd.Şti’nin %28 hisseli ortağı olduğunu, %30 hisseye sahip davalı ortak ... ve şirket müdürü ...’nun diğer davalı ... Savunma San. Ür. Paz. Tic. Ltd.Şti’ni kurduklarını, davalıların davacı şirketin ticari sırlarını bildikleri halde aynı faaliyet alanında ve aynı ticaret unvanı ile davalı şirketi kurmalarının haksız rekabet yarattığını, davacı şirket adına karar almanın mümkün olmadığını ileri sürerek, davalıların haksız eylemlerinin ve davacı şirket unvanına tecavüzlerinin önlenmesini, “...” ibaresinin davalı şirket unvanından silinmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ..., davanın reddini istemişlerdir.
Davalı şirket vekili, davacının davacı şirket adına dava açma sıfatı bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece; uyuşmazlığın TTK’nun 41 ve 56 vd. maddelerinden kaynaklandığı ve davaya Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nde bakılamayacağı yönündeki bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın şirket adına ... tarafından açıldığı, davacının şirketin ortağı olup şirketi temsile yetkili olmadığı, ancak dava açan ortak ile diğer şirket ortakları arasında menfaat çatışması olduğu, davacıya davacı şirkete kayyım atanması için süre verildiği, Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/213 E. ve 2007/369 K sayılı dosyasında kayyım atanması davasının açılmamış sayılmasına karar verildiği, şirkete temsil kayyımı atanmadığı,
işbu davada şirketin yetkili organı ve temsilcisi tarafından temsil edilmesi gerektiği, bu eksiliğin giderilmediği, davaya icazet de sağlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.10.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/149, K. 2010/3836, 6 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama