KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/14977 E., 2011/11689 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/04/2010 tarih ve 2009/740-2010/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Tektaş Saatçilik ve Aksesuar A.Ş.nde bulunan hisselerini davalıya devrettiğini, davalının, müvekkilinin sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek hakem Rıfat Saban nezdinde istirdat davası açtığını ileri sürerek, söz konusu davanı hakem nezdinde görülemeyeceğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iddiasının hakem tarafından yapılan yargılama sırasında göz önüne alınmasının gerektiği, hakem ya da hakemlerin kendilerini yetkili görmeleri ve esas hakkında karar vermeleri halinde sorunun mahkemede açılacak olan iptal davasında değerlendirilebileceği ancak bu aşamada mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili dava dışı Tektaş Saatçilik ve Aksesuar A.Ş.’ nde bulunan hisselerini davalıya devrettiğini, ortaya çıkan ihtilafın çözümü için davalının taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden hakeme müracaat ettiğini, ancak taraflar arasında düzenlenen “Hisse satış ve devir ve hissedarlar sözleşmesi”nin 5. maddesi hükmü uyarınca çıkacak her türlü uyuşmazlığın çözümü konusunda hakem olarak Avukat.....’ın seçildiğini, bu durumun uyuşmazlığın belirli olması yönündeki kurala aykırı olduğunu ileri sürerek mahkemeden söz konusu sorunun hakemde görülemeyeceğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
HUMK’nun 519. maddesi hükmü uyarınca bir uyuşmazlığın hakemler vasıtasıyla halledilip edilemeyeceği hususunda oluşan ihtilafların mahkemece çözümleneceği düzenlenmiş olup somut uyuşmazlıktaki talep de bu yöndedir. Bir başka anlatımla davacı, taraflar arasındaki sözleşme içeriğine göre dava dışı hakemin sorunun çözümünde görev alamayacağını iddia etmektedir.
Bu durumda açık yasa hükmü karşısında uyuşmazlığın hakemde görülüp görülemeyeceğine ilişkin mahkemece karar verilmesi gerekirken yukarıda açıklanan gerekçe ile mahkemenin görevli olmadığından söz edilerek red kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/14977, K. 2011/11689, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama