KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1502 E., 2011/10481 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tosya Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2009 tarih ve 2007/288 - 2009/207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında 12.03.1999 tarihinde “Taşıt Kredisi Borçlanma ve Rehin Sözleşmesi” akdedildiğini, geri ödemelerin düzenli olmaması üzerine ihtarname gönderilerek icra takibine başlandığını, borçluların mağdur olmaması için yeni bir ödeme planı hazırlanarak ödeme taahhütnamesi düzenlendiğini, borçluların yine ödememesi üzerine ihtarnamenin ardından icra takibine başlandığını, takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, 8.859.291.988.-TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, ilk yapılan icra takiplerinin kesinleştiğini, davacı banka ile davalılar arasında 27.12.2001 tarihli ödeme taahhütnamesi düzenlendiğini, bu taahhüde istinaden ödemelerde bulunulduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, banka tahsil fişleri ile tahsilat rakamları birlikte değerlendirildiğinde dava tarihi itibariyle davalı ...'ın bankadan 1.587,54 TL alacağının bulunduğu, davalı asıl borçlu ...'ın borcu bulunmadığından diğer davalı kefillerin de herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı banka, davalıların taraflar arasında imzalanan protokole uymadıklarını iddia ederek alacağın tahsiline ilişkin iş bu davayı açmıştır. Kredi sözleşmesindeki edimleri yerine getirmeyen davalılar hakkında başlatılan ilk takip sonrasında taraflar arasında yapılan 27/12/2001 tarihli protokolde borcun miktarı ve ödeme koşulları belirlenmiştir. Mahkemece bu ödeme taahhütnamesi BK’nun 114.maddesi anlamında yenileme olarak kabul edilmemiştir.
Borcun tecdidi söz konusu olmadığına göre, davalıların taahhütnamedeki ödeme planında belirlenen 27/03/2003, 27/06/2003, 27/09/2003 ve 27/12/2003 tarihli taksitleri gecikmeli olarak ödediğinin bilirkişi raporunda saptanmış olmasına karşısında protokol hükümleri gereğince protokolün davacı alacaklı banka yönünden geçerliliğini yitirdiği kabul edilerek, protokol öncesi sözleşme hükümlerine göre borcun belirlenip neticesine göre karar vermek gerekirken uyulmayan protokol hükümleri esas alınarak davanın reddi yerinde görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1502, K. 2011/10481, 19 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama