KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15026 E., 2010/12787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 27/01/2009 tarih ve 2007/689-2009/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Aydınlıkevler Şubesi’nde 11455 numaralı hesabı bulunduğunu, 25.07.2007 tarihinde müvekkilinin bilgisi dışında hesabından havale yapılıp kredi kartından nakit avans kullanılarak üçüncü kişilerin hesabına aktarıldığını, müvekkilinin bankaya müracaatta bulunmasına rağmen ödeme yapılmadığını, hesabından çekilen 11.336 YTL’nin ödenebilmesi için HSCB Bankası’ndan çekilen kredi ve masrafı olduğunu ileri sürerek, 11.336,00 TL nakit avans ile beraber bunların faiz ve geri ödemesi için yapılan 1.604,01 TL’lik masraf ile bunların ödenebilmesi için kredinin faiz ve masrafına ait 1.891,36 TL ve yine 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam şimdilik 19.831,37 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının internet şifre ve parolasını koruyamadığını, davacının şifre ve parolasının üçüncü kişilerin eline geçmesine kendisinin sebebiyet verdiğini, müvekkili bankanın kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın bilgisayar korsanlığı yöntemi ile işlemler yapılmasını önlemek yönünde ek tedbirler almadığı, sanal klavye kullanılmasının bu tür korsanlığı engellemeye yetmediği, bir güven müessesesi olan bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalı bankanın bu nedenle sorumlu olduğu, davacı manevi tazminat talep etmiş ise de uğranılan haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık durumunun kişide manevi üzüntü yaratmayacağı gibi BK’nun 49. vd. maddelerinde belirtilen “manevi tazminatın unsurlarının” gerçekleşmediği,
davacının uğradığı 11.336,00 YTL’lik zarar dışında yaptığı diğer masraflar yönünden davalı bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı bu nedenle 11.336,00 TL dışındaki zarar kaleminden bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.336,00 TL'nin işlem tarihi olan 25.07.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin göreve ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, banka hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacının, davalı bankada hesabı olduğu hususu çekişmesizdir. Davacı vekili, müvekkilinin hesabından talimatı olmadan internet yoluyla para çekildiğini ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, banka hesap sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davaya 4077 sayılı Yasa hükümleri değil, TTK. ile Bankalar Kanunu gibi özel mevzuat hükümleri uygulanacaktır. Bu durum karşısında mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şeklide hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15026, K. 2010/12787, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama