KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15143 E., 2012/13106 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.06.2010 tarih ve 2009/132-2010/265 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1968 yılında yapı sektörünü bilinçlendirmek, güçlendirmek ve bu sektöre hizmet vermek için kurulan davalı şirketin kesintisiz olarak faaliyetini sürdürdüğünü, bu bağlamda yayımladığı kitap,dergi ve kataloglar ile organize ettiği fuarların gerek yurtiçinde, gerekse yurtdışında çok sayıda alıcı ve katılımcısının olduğunu, 1996 yılından bu yana da 35.sınıf fuar hizmetlerinde tescilli, "Yapı" ve "Yapı Fuarı", 16. sınıf basılı eserler,dergi ve katolog ürünlerde tescilli "Yapı" ve "Yapı Dergisi" ibareli markalarının bulunduğunu,
söz konusu markaların tanınmış marka statüsüne alınması için TPE'ye yaptıkları başvuruların "markaların herkes tarafından yaygın olarak bilinen markalar olmadığı" gerekçesiyle YİDK tarafından nihai olarak rededildiğini, oysa davacının yapı sektörüyle ilgili tüm kesimler tarafından bilinen bir bilgi merkezi olup 1978 yılından bu yana 31 kez Yapı Fuarı düzenlediğini, 36 yıldır da kesintisiz olarak her iki yılda bir yayınlamakta olduğu Yapı Kataloğu ve her ay yayınladığı Yapı Dergisi'nin bulunduğunu, davacıya ait markaların yapı sektöründe tanınmış olduğunu,
tanınmışlık için markanın temsil ettiği mal ve hizmetle ilgili çevrenin söz konusu markayı bilmesinin yeterli iken, davalı kurumun red gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nın 2009-M-619 ve 2009-M-637 sayılı kararlarının iptaline, davacıya ait Yapı ve Yapı Dergisi markalarının 16.sınıf basılı eserler,dergi ve katolog ürünler için, Yapı ve Yapı Fuarı markalarının ise 35. sınıf fuar hizmetleri için 556 sayılı KHK'nın 7/1-(i) maddesi uyarınca herkes tarafından yaygın olarak bilinen marka olarak kabulüne ve tanınmış marka olduklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili,davacı markalarının duyulduğunda ve görüldüğünde refleks olarak doğrudan davacıyı çağrıştıracak markalar olmadığını,başvuru aşamasında davacı tarafça sunulan belgeler, promosyon, pazar payı, reklam/tanıtım faaliyetleri gibi unsurların markaya tanınmışlık kazandıracak seviyede bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, tanınmışlığın tespitinde markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin görüşünün esas alınması gerektiği, davacı markaları yönünden bu ortalama tüketici kitlesinin fuarlara katılan sanayici ve tacir kişiler ile eğitim ve öğretime önem veren aydın kişiler olduğu, davacı markalarının asıl unsuru olan Yapı ibaresinin yapı fuarcılığı ve yapı dergiciliği alanında ayırt edicilik düzeyinin düşük kaldığı,
markanın tanınmışlığından bahsedilebilmesi için ilgili markanın asgari ilgili sektörde bilinir olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta tanınmışlığın aranacağı sektörün genel olarak dergicilik ve genel olarak fuarcılık sektörlerinin tamamı olduğu, oysa bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacı markalarının sektörün küçük bir kısmını oluşturan yapı fuarcılığı ve yapı dergiciliği alanlarında bilindiği, sektörün küçük bir kısmı tarafından bilinen markaların tanınmış kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15143, K. 2012/13106, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama