KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15177 E., 2011/4080 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2008 gün ve 2006/438-2008/396 sayılı kararı bozan Daire’nin 17/06/2010 gün ve 2008/12243-2010/7008 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Toplu Konut İdaresi tarafından ihale edilen Kocaeli Bekirpaşa Sosyal Donatı işinin yapımını üstlendiğini, inşaatın bütün risklere karşı davalı şirkete sigortalı olup, 31.12.2005 tarihinde yüklenilen iş kapsamında cami inşaatının kirişlerin ön ve sağ yan cephesinde beton dökümü esnasında çökme meydana geldiğini, çökme nedeniyle 6 işçinin yaralandığını, ihbar edilmesine rağmen uğranılan zararın davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, ıslah yolu ile birlikte 104.000 YTL'nın 14.01.2006 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sigorta ettiren olup, sigortalının TOKİ olduğunu, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, meydana gelen zararın proje hatasından kaynaklandığını, poliçe genel şartları uyarınca zararın teminat dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu çökmenin proje hatasından kaynaklanmadığı, projenin davacı tarafından hatalı uygulandığına dair delil veya davalı savunmasının bulunmadığı, davaya konu uyuşmazlığın projenin hatalı uygulanmasından çıkmadığı, ihtilafın proje hatası olup olmadığı noktasında toplandığı, proje hatasının ise bulunmadığı, taraflar arasında zarar miktarının 95.000 YTL olduğu konusunda mutabakata varıldığı gerekçesi ile 95.000 YTL'nın 21.02.2006 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararı davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2008/12243 E,2010/7008 K sayılı ilamında yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK.'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Davalı vekilinin karar düzeltme istemine gelince; mahkemece davacının proje uygulamasında ciddi bir hatası olmadığının ekspertiz raporunda, proje hatasının bulunmadığının da bilirkişi raporunda belirtilmesi karşısında rizikonun teminat kapsamında olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Sigorta eksperi tarafından düzenlenen rapor delil tespiti niteliğinde olup, itiraz edilmemiş olması raporun kabul edildiği anlamına gelmez.
İnşaat Sigortaları Poliçeleri Genel Şartlarının 3. maddesinde teminat dışında kalan haller sayılmış olup, (d) bendinde "Kusurlu plandan, planın kusurlu uygulanmasından ileri gelen ziya ve hasarlar"ın da teminat dışı olduğu belirtilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde hasarın proje hatasından kaynaklandığını savunmuş, 20/03/2007 tarihli ikinci bilirkişi raporunun alınmasından sonra ise hasarın projenin hatalı uygulanmasından kaynaklanması halinde de teminat dışı olacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı tarafından sözleşme hükmünün sonradan dahi olsa ileri sürülmesinin savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilemeyecek olması karşısında davaya konu rizikonun proje hatasından mı yoksa projenin hatalı uygulanmasındın mı kaynaklandığı konusunda tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durularak hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bu konuda değerlendirme yapılmaksızın hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15177, K. 2011/4080, 8 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama