KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15221 E., 2011/17642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.10.2009 tarih ve 2007/345 - 2009/419 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında acentelik sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeden doğan borçları teminat altına almak için davalının maliki olduğu taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, acentelik sözleşmesinin, acentenin tahsil ettiği primleri müvekkili şirkete intikal ettirmemesi nedeniyle feshedildiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptaline, %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibine yapılan itirazın alacağın belirsizliğine ilişkin olduğunu, bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin haksız bulunduğunu, müvekkili tarafından davacıya ödemeler yapıldığını, ayrıca davacının aynı alacak için yaptığı icra takibinin kesinleştiğini, mükerrer alacak tahsilinin söz konusu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenmiş olan acentelik sözleşmesinin feshedildiği, bu ilişkiden dolayı 31.12.2006 tarihi itibariyle davalının davacıya 69.745,87 TL borcu olduğu hususunda tarafların mutabakata vardıkları, yine taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca uyuşmazlık durumunda davacının defter ve delillerinin kesin delil oluşturacağı, takip tarihi itibariyle davalının 38.494,94 TL borcunun bulunduğu, itirazın iptali davası açılmadan önce bu borcun 1.760,64 TL'nın ödendiği,
davacının aynı alacağa ilişkin bir başka takip daha yaptığı, bu dosyada davalı borçludan toplam 44.443 TL'nın tahsil edildiği ve cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan borcun kapatıldığı, sonuç olarak davacının dava tarihi itibariyle alacağının bulunduğu, işbu davanın açılmasından sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2007/3989 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 36.734,30 TL yönünden iptaline, 14.693,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15221, K. 2011/17642, 26 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama