KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15252 E., 2012/7367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09/10/2008 tarih ve 2007/136-2008/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait paçal kömür tesislerinde kömür paketlenmesi işinin müvekkilince üstlenildiğini, bir işçinin davalıya ait makinenin arızalanması sonucu %20 işgücü kaybına uğraması sebebiyle SSK'nun açtığı rücu davalarında hükmedilen alacak ve ferileri toplamı olan 13.070.792.210.-TL ödendiğini ileri sürerek, bu meblağı oluşturan miktarların her bir ödeme tarihinden itibaren faiziyle davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, sözleşme ile müvekkiline ait ünitelerin bakım ve onarımının davacı tarafından üstlenildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama sonucunda, dosyada dinlenilen tanığın anlatımının sigorta sicil kayıtları ile doğrulandığı, davalının, bandın üzerindeki tehlike oluşturan parçayı söktürmemesi ve acil durum teli bulundurmaması sebebiyle olayda %50 oranında kusurlu olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeden kaynaklanması sebebiyle davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15252, K. 2012/7367, 8 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama