KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15311 E., 2012/14997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/05/2010 tarih ve 2007/204-2010/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin ''Network'' ibareli markanın tescili için davalı TPE nezdinde yaptığı başvurunun müvekkili adına kayıtlı ve tanınmış bulunan ''Network by Altınyıldız'' markasıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğu için yapılan itirazın YİDK tarafından kısmen ret edildiğini ve kalan ret edilen sınıflar yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, verilen kararın mevzuata aykırı bulunduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nun 17.05.2004 tarihli M-867 sayılı ret kararının iptaline, davalı şirkete ait ''Network'' ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davaya konu edilen marka tescil başvurusu ile ilgili olarak alınmış kararların hukuka, yasaya ve usule uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının ''Network by Altınyıldız'' markasının konfeksiyon ve kumaş sektöründe tescilli olup, müvekkilinin tescil için başvuruda bulunduğu ürün sınıfı ile tamamen farklı olduğunu, davacının iddialarının yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddine istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı markasının 03.04.2002 tarihli itibariyle tanınmış marka olmamakla beraber, bir an için bu kabul edilse bile, davalı markası kapsamında kalan 18/04 ve 05. sınıf ve alt grupta yer alan ürünlerle ilişkilendirilmesi ve bunun sonucunda tanınmışlığından haksız yararlanma, tanınmış markanın itibarının zedelenmesi ve ayırt etme gücünün zayıflaması olasılıklarından bahsedilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15311, K. 2012/14997, 3 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama