KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15354 E., 2011/388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/06/2008 gün ve 2007/146-2008/335 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.04.2010 gün ve 2008/12685 - 2010/4086 sayılı kararı aleyhinde davalı ... (borcu üstlenen TMSF) vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankada döviz tevdiat hesapları bulunduğunu, İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2004/912 E. sayılı dosyasında davalı banka çalışanları tarafından müvekkillerine ait hesaplarda usulsüzlük yapıldığının tespiti ve müvekkillerinin fazlaya dair hakları saklı tutularak 800 USD ve 1.120 DM karşılığı YTL’nin faizi ile birlikte tahsili için açılan davada müvekkillerinin alacak miktarının 31.908,11 USD ve 50.103,05 DM (25.617,28 Euro) olduğunun ve müvekkillerinin %20 oranda kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kısmi davanın kusur oranı doğrultusunda kabul edilip kesinleştiğini,
bakiye 24.886,488 USD ve 19.921,178 Euro alacağı kaldığını ileri sürerek, 24.886,488 USD ve 19.921,178 Euro’nun davalı bankadan ilk talep tarihi olan ilk dava tarihi 19.03.1997 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince yürütülecek faizi ile birlikte BK’nun 83. maddesine göre fiili ödeme günündeki kur karşılığı YTL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hesap cüzdanındaki rakamların elle ve daktilo ile yazıldığını, bu yazıların yanında herhangi bir yazı ya da kayıt bulunmadığını, geçerli olabilmesi için imza ve paraf bulunması gerektiğini, banka kayıtları ile hesap cüzdanı kayıtları arasında çelişki bulunması halinde banka kayıtlarının esas alınacağını, ceza mahkemesi kararında davacıların mevduatı üzerinde ne gibi işlemler yapılıp ne kadar zarara sebebiyet verildiğinin netleştirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıların hesaplarında yapılan yolsuz işlemlerle davalı banka çalışanlarının davacı mudilerin zarara uğramasına sebebiyet verdikleri ve oluşan zarardan BK’nun 55. maddesi uyarınca bankanın kusursuz olarak sorumlu olduğu, oluşan zararın ilk karar ile belirlendiği, bu meblağdan davacıların kusurları nedeniyle BK’nun 43. ve 44. maddesi kapsamında %20 oranında indirim yapıldığında ilk kararda hükmedilen 640 USD ve 572,65 Euro (1.120 DM ) mahsup edildikten sonra
davacıların davalıdan 24.888,49 USD ve 19.921,17 Euro talep edebileceği, işbu dava yönünden daha önce oluşan temerrüt bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 24.886,49 USD ve 19.921,17 Euro’nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince yürütülecek yıllık Dolar ve Euro karşılığı faizi ile birlikte BK’nun 83. maddesine göre fiili ödeme günündeki kur karşılığı YTL’nin davalı ve üstlenen TMSF’den tahsiline karar verilmiş, kararın davalı TMSF vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.04.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
TMSF vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, TMSF vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15354, K. 2011/388, 20 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama