KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15360 E., 2011/2419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2007 gün ve 2001/806 - 2007/597 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.12.2009 gün ve 2008/7066 - 2009/12441 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından sigortalanan müvekkili döviz bürosunda 15.03.1999 tarihinde gerçekleşen hırsızlık nedeniyle oluşan zararın ödenmemesi üzerine alacak davası açılmak zorunda kalındığını, 160.000,00 TL asıl alacak için davanın kabul edildiğini ve tazminatın rizikodan 33 ay sonra tahsil edilmesiyle müvekkilinin dövizi kullanamamasından doğan gelir kaybının ve davalının edimini zamanında ifa etmemesi nedeniyle BK.'nun105. maddesi uyarınca temerrüt faizini aşan munzam zararının oluştuğunu ileri sürerek, 375.000,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hırsızlığa ve sigorta poliçesine konu emtianın davalının döviz bürosunda işlettiği döviz olduğu, buna göre de davacı zararının karşılanabilmesi için çalınan döviz miktarının aynen iadesinin ve iade anına kadar oluşan kar mahrumiyetinin tazminin istenebileceği, ancak davacı tarafça bu kar kaybının ispatlanamadığı, icra dosyasındaki ödeme tarihine göre temerrüt faiziyle karşılanamayan döviz tutarı olan 100.153,00 USD’nin TL karşılığının munzam zarar olarak istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 143.005,00 TL’nın tahsiline dair tesis karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine sigorta hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda munzam zararın ‘ikame değer esasına’ göre belirlenmesinde bir yanlışlık bulunmadığı vurgusu da yapılarak Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15360, K. 2011/2419, 8 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama