KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15416 E., 2011/3872 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.12.2008 gün ve 2003/470 - 2008/697 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.10.2010 gün ve 2009/3021 - 2010/9655sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ‘Karayel Gıd.San.ve Tic.A.Ş.’ ile 26.05.1997 tarihli 11.000.000 USD bedelli genel kredi sözleşmesi imzaladığını, müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin Hasan, Ali, Osman, Mehmet, Uğur Karayel ve Karayel Dış Tic.A.Ş. olduğunu, banka lehine 4 adet 2.909.909 YTL bedelli ipotek tesis edildiğini, kredi borcu ödenmediğinden 27.07.1999 tarihinde hesabın kat edilerek 02.12.1999 tarihli ihtarname çekildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte 1.579.384 YTL miktarlı rehin açığı belgesi alınarak kapatıldığını, borçlu şirketin iflas ettiğini,
iflas masasında herhangi bir mal varlığı tespit edilemediğini, kredi borçlusu şirket ile davalı şirketler ve kefiller arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu, şirketlerin mal kaçırmak amacıyla paravan olarak kurulduğunu, kredilerin bu şirketlere aktarıldığını ileri sürerek, faizi ile birlikte dava tarihine kadar olan alacaklarının tespitini ve şimdilik 5.012.457,89 YTL’nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davalı şirketler ile kredi çeken şirketin tüzel kişiliklerinin farklı olduğunu, kullanılan krediden sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın BK'nun 179. maddesi gereğince alacak istemine ilişkin olduğu, yapılan incelemelerde davalı şirketlere aktarılmış kaynak saptanmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15416, K. 2011/3872, 5 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama