KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15497 E., 2012/7685 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.06.2010 tarih ve 2009/193-2010/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "kartopu" markası ile ürettiği el örgü ipliklerini Türkiye'de ve yurtdışında tanıttığını, davalının müvekkili markası ile iltibas oluşturan "kartopu" ibareli 1995/010810 kod nolu markasının kötüniyetli tescil olduğunu, davalının davaya konu markayı tescil ettirmesinin haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, davalı adına tescil olunan 28.09.1995 tarih ve 95/010810 numaralı "kartopu" markasının hükümsüzlüğüne, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunun tespitine, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kartopu ibaresini ticaret ünvanı olarak 15.03.1978 günü sicile kaydettirdiği ve davaya konu markadan önce yazılı ve görsel basında reklam, tanıtım yaptırdığı, sponsorluk yaptığı, bu durumda davacı taraf için öncelikli kullanımın mevcut olduğu, davalı tarafın tescil başvuru tarihinde davacının firma ve markasını bilmemesinin olağan ticari hayat koşullarına ve basiretli tacir kriterine uygun olmadığı,
davalının, davacının tanınmış markasının aynısının tescili için 28.09.1995 günü TPE'ye müracaat ettiği, eyleminin MK 2. maddesi uyarınca korunamayacağı ve davalının kötüniyetli olmadığı yönündeki savunmalarına itibar edilemeyeceği, davalının tescil başvurusundan sonra üretim ve satış yaptığına dair delil bulunmadığından davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığının kabul edilmesinin mümkün görülmediği,
davacı, markasının tanınmış olduğunun hükmen tespitini istemiş ise de, markanın tanınmış marka listesine kaydı için öncelikle TPE'ye müracaat edilmesi ve sonucuna göre TPE hasım gösterilerek yargı yoluna müracaat edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, "kartopu" markasının tanınmış marka olduğunun tespit ve tescili istemi ile hükmün ilanı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmişlerdir.
1- Hükmü temyiz eden davacı vekiline mahkeme ilamı 25/08/2010 günü, davalı vekilinin temyiz dilekçesi ise 13/10/2010 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm davacı vekili tarafından gerek HUMK'un 432/1. maddesinde yazılı 15 günlük süre gerekse HUMK'un 433/2. maddesinde öngörülen 10 günlük katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 28/10/2010 tarihinde temyiz edilmiştir. HUMK’un 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15497, K. 2012/7685, 14 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama