KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15553 E., 2011/290 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2008/118-2008/410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini, süresinde yaptıkları itirazın 11.09.2005 tarihli genel kurulda reddedildiğini, ihraca konu edilen maddi yükümlülüklere ilişkin genel kurul kararlarına karşı açılan davaların derdest olduğunu ve henüz kesinleşmediğini, ihtarnamede miktar gösterilmediğini, aynı durumda olan diğer üyelerin ihraç edilmemesi suretiyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek, genel kurul tarafından müvekkili aleyhine sonuçlanan kararın iptali ile müvekkilin ortak olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin karar Dairemizin 2006/14008 Esas, 2008/592 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının aidat borçlarını ödemediği, ihtarların ve ihracın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk kararda ikinci ihtarnamede 30 günlük süre verilmesinin yasal olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Dairemizce, “ikinci ihtarnamede 30 gün süre verilmesinin ihtarnamenin tebliğ edildiği tarih itibariyle sonuca etkili bulunmadığından salt bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı,
ihraç kararının iptali istemine yönelik başka bir hukuka aykırılığın gerçekleşip gerçekleşmediğinin üzerinde durulması gerektiği ve bazı kooperatif anasözleşmelerinin 14/2. maddesinde parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktirenlere ihtarname gönderilmesi gerektiğinin öngörüldüğü, buna göre ilk ihtarnamenin düzenlendiği tarih itibariyle 30 gün gecikmiş borcun istenip istenilmediği, daha doğru bir ifadeyle ilk ihtarname tarihi itibariyle muaccel olmayan bir borcun istenip istenilmediğinin araştırılması, kooperatifin anasözleşmesinin getirtilerek buna yönelik inceleme yapılması,
ihraç kararının bu yönden hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği; anasözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmadığı takdirde davacının parasal yükümlülüklerine ilişkin genel kurul kararlarının kesinleşmediği iddiasının incelenmesine geçilmesi ve bu doğrultuda oluşacak sonuca göre değerlendirme yapılması gerektiği” gerekçesiyle bu karar bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Zira, davalı kooperatifin anasözleşmesi dosya içine celbedilmediği gibi hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından istenen borcun yukarıda açıklandığı şekilde muaccel olup olmadığının belirlenmediği, bu hususta alınan raporun açık, anlaşılır ve denetime elverişli bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, mahkemece kooperatif anasözleşmesinin dosya içine getirtilerek, kooperatif kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davalı tarafından gönderilen ihtarnamelerde muaccel olmayan bir borcun istenip istenmediğinin, buna göre ihraç kararının usulüne uygun olup olmadığının belirlenmesi için aralarında kooperatif hukukundan anlar bilirkişinin de içinde bulunduğu heyetten denetime elverişli, açık ve anlaşılır rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15553, K. 2011/290, 18 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama