KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15564 E., 2012/6301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.05.2010 tarih ve 2009/780 - 2010/405 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkette hizmet aktiyle sorumlu diyaliz hemşiresi ve başhemşire olarak çalışan davalının, hizmet aktini feshettikten sonra sözleşme hükümlerine aykırı olarak müvekkili şirketle aynı alanda faaliyet gösteren başka bir firmanın kuruluş çalışmalarına katıldığını ve başhemşireliğini üstlendiğini, öte yandan müvekkilinin sırlarına ve müşteri listesine vakıf olan davalının telefonla veya bizzat müşterilerle irtibata geçerek müvekkili şirketi,yöneticilerini ve çalışanlarını karalayıcı faaliyetlerde bulunduğunu ileri sürerek, davalının rekabet yasağını ve sır saklama yükümlülüğünü ihlal eden ve haksız rekabet oluşturan eylemlerinin tespiti ve menini, şimdilik 7.100,00 TL cezai şart Alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkette İş Kanunu Hükümleri gereğince istihdam edildiğini, görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu savunarak görev ve esastan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının davacı şirkette hizmet akdine göre çalıştığı, yargılamanın İş Mahkemesinde yapılması gerektiği gerekçesi ile, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere ve varlığı iddia edilen rekabet yasağına ilişkin eylemlerin, taraflar arasındaki hizmet akti devam ettiği sürede başlayıp sürdürüldüğünün ileri sürülmüş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15564, K. 2012/6301, 18 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama