KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15641 E., 2011/3731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2007 gün ve 2007/296 - 2007/457 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.09.2010 gün ve 2009/136 - 2010/8992 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinden para tahsil edip geri ödememesi üzerine Bochum Bölgesel Mahkemesi'nde alacak davası açtığını ve davalının (55.909,77) Euro anaparayı ve (5.094,52) Euro yargılama giderini temerrüt faiziyle birlikte ödemeye mahkum edildiğini ileri sürerek, Bochum Bölgesel Mahkemesi'nin 26.06.2006 tarih ve 6 0 369/05 sayılı kararı ile masraf tespitine ilişkin ek kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tenfiz talebine konu yabancı mahkeme kararının davalı tarafa postaya verilmek suretiyle tebliğe çıkarıldığı ve 28.11.2006 tarihinde kesinleştiğinin şerh edildiği, Türkiye ve Almanya'nın imzaladığı 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahep Sözleşmesi'ne göre tenfizi istenen kararın belirtilen usullerle tebliğ edilmemesi halinde kesinleşmiş sayılamayacağı, Alman hukukuna göre tenfize konu kararın postaya verilme tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı hükmünün gerek anılan Lahey Sözleşmesi, gerek MÖHUK, gerekse HUMK uyarınca kabulünün mümkün olmadığı,
ortada kesinleşmiş bir karar bulunmadğından tenfiz talebinin de kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 21.09.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15641, K. 2011/3731, 1 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama