KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15865 E., 2011/926 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.06.2010 tarih ve 2010/878-2010/878 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, borçluların müvekkil kooperatife verdikleri 35.000,00 TL bedelli bonoyu vadesinde ödemediklerini ve borçluların mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, 35.000,00 TL alacaklarından fazlaya ilişkin hakları saklı olarak şimdilik 6.553,00 TL açısından ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, HUMK’nun 4. maddesinin tatbiki açısından bono bedelinin tamamı üzerinde çekişme olup olmadığının ihtiyati haciz talep dilekçesiyle belli olmayacağı, kısmi davaya ilişkin görev tayini ilkesinin ihtiyati haciz için mümkün olmadığı, talep hakkında olumlu veya olumsuz verilen kararla dosya kapanmış olacağından talep edilen miktara göre görevin belirlenmesinin gerektiği, talebin ise asliye mahkemesinin görev sınırını altında kaldığı gerekçesiyle talebin görevsizlik nedeniyle reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın yetkili ve görevli Gaziantep Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun “vazife” başlıklı 1. maddesinde “Mahkemelerin görevi kanunla belirlenir” hükmü yer almaktadır. Buna göre özel bir yasal düzenleme bulunmadıkça görev hususunun genel hükümler uyarınca belirleneceği tabiidir. Uyuşmazlığa konu somut olayda dava konusu edilen ihtiyati haciz istemleri açısından da yasalarda öngörülmüş özel bir görev düzenlemesi mevcut olmadığından HUMK’nun göreve ilişkin düzenlemelerinden ayrılmayı gerektiren bir durum sözkonusu değildir.
Bu durumda mahkemece, ihtiyati haciz istemlerinin ayrıksı durumlarının bulunduğundan bahisle müddeabihin tamamına göre değil, ihtiyati haciz talep edilen kısmın değerine göre sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu yönünde yazılı gerekçeyle karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle ihtiyati haciz talep eden alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15865, K. 2011/926, 31 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama