KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/15916 E., 2012/6909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/09/2010 tarih ve 2010/277-2010/445 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil ettiğini ve ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı aleyhine Hannover Asliye Hukuk Mahkemesinde alacak davası açtığını, mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verildiğini, bu nedenle Alman Mahkemesi tarafından verilen kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tenfiz şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, yabancı mahkeme kararının MÖHUK’nun 54. maddesindeki tenfiz koşullarını taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Hannover Asliye Hukuk Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi’nin 26/10/2007 tarihli, 11 O 227/06 numaralı kararının tenfizine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, tenfiz davalarının eda davası değil tespit davası niteliğinde olması nedeniyle, mahkemece davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin, nispi değil maktu olarak belirlenmesi gerekir. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değilse de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi, yargılamanın yeniden icrasını gerektirmediğinden, HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/15916, K. 2012/6909, 26 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama