KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16013 E., 2012/6972 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Akçaabat Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/04/2010 tarih ve 2007/105-2010/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Müvekkilinin Akbank Akçaabat Şubesi'nde bulunan hesabına 22.08.2003 tarihinde yasal olmayan bir şekilde girilerek ve 4.200 TL tutarındaki parasının Oyakbank Kadıköy Şubesi'ndeki ... adına kayıtlı 2310823 nolu hesaba EFT yoluyla transfer edildiğini, müvekkilinin böyle bir işlemden haberi olmadığını, yasal olmayan bir şekilde şirketin iradesi dışında işlem yapıldığını, müvekkilinin uğramış olduğu zarardan davalının sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek 22.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında faizi ile birlikte 4.200 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, basiretli tacir gibi davranmak zorunda olan davacının şifresini koruma konusunda yeterli özen göstermemesi, davalı bankanın da mevduatı koruma konusundaki özen borcunu yerine getirmemesi nedeni ile sorumlu oldukları, olayda davacının 1/5 oranında, davalı bankanın ise 4/5 nispetinde müterafik kusurlu bulundukları gerekçeleri ile 3.360,00-TL. Alacağın 22,08,2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL’nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.07.2004 hüküm tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2010 tarihi itibariyle 1.430 TL’ye çıkarılmıştır.
Somut olayda davacı 4.200 TL’nin davalıdan faiziyle tahsilini talep etmiş, mahkemece 20.04.2010 tarihinde davanın 840 TL'lik kısmının reddine karar verilmiş olup, söz konusu miktarın hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16013, K. 2012/6972, 27 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama