KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16066 E., 2012/6535 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.09.2010 tarih ve 2009/273-2010/506 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına davalı bankada açılan döviz hesabındaki 4.485,41 Euro’nun müvekkil dışında kişilerce çekildiğinin öğrenildiğini, bankanın yedindeki parayı koruyamadığından sorumlu olduğunu ileri sürerek, 4.485,41 Euro’nun paranın çekildiği 26.01.2005 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile dava dışı ... Birgi’nin hesabın müşterek mudileri olduğunu, işlemlerin 15 yılı aşkın süredir ... tarafından yapıldığını, dava konusu paranın da ...’nin talimatı vasıtasıyla tahsil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankada davacı adına vadeli döviz tevdiat hesabının 07.05.2003 tarihinde açıldığı, hesabın müşterek (teselsüllü) açılmadığını, ...’nin 01.04.1999 ve 21.11.2002 tarihlerinde hesaba müşterek ortak olduğunun bilgisayar kayıtlarına not edildiğini, ancak buna dair bir talimatın olmadığı, ...’nin 03.06.1999 ve 10.10.2000 tarihinde toplam 635 Euro, ...’nin vekili Hasan’ın 26.01.2005 tarihinde 4.485,41 Euro’yu hesaptan çektiği, bankanın ortak hesap sözleşmesi, talimat yazısı gibi belge olmaksızın para çekmeye yetkili kişinin tespitinde gerekli denetimi yapmadan hesap sahibi dışındaki kişilere tediyede bulunduğundan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16066, K. 2012/6535, 20 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama