KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16087 E., 2012/14073 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2009 tarih ve 2007/129-2009/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2004/14483 sayılı "TURKA" ibaresinin marka olarak tescili için 20.05.2004 tarihli başvurusunun 556 sayılı KHK’nin 7/1-b ve c bendi uyarınca 9,35,38,42 ve 43.sınıf emtialar yönünden kısmen reddedildiğini, eskiye dayalı kullanımla tanınmışlık ve ayırt edicilik sağlandığı ileri sürerek, 9, 35, 38 ve 43.sınıflar yönünden YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, "Turka" sözcüğünün yabancı dillerde de "Türk" anlamına gelmediği, tanımlayıcı olmadığı, nitelik, kaynak, vasıf belirtmediği, 556 sayılı KHK'nin 7/1-c maddesi kapsamında tescil engeli bulunmadığı, davacının 20.05.2004 tarihli 2004/14483 sayılı "TURKA" ibareli marka başvurusunun, redde dayanak "aloturka", "turca", "alo turka", "turkajeans", "coffee turka", "büfe turka", "turkas" ve "turkagold" ibareli markalar ile okunuş, anlam, görünüm ve bıraktığı genel izlenim itibariyle aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğu,
mal/hizmet sınıflarının da aynı veya aynı tür olduğu, 556 sayılı KHK’nin 7/1-b anlamında tescil engelinin gerçekleştiği, davacının ‘Turka’ ibaresi üzerinde, uzun süreli ve eskiye dayalı kullanımla tanınmışlık ve ayırt edicilik sağlandığı iddiasına gelince 22.06.2004 tarihli değişiklikten önceki mevzuatın uygulanması gerektiği, ne var ki davacının tek başına "Turka" değil "Cola Turka" ibaresinin tanınmış marka niteliğini taşıdığını, ayırt edicilik ve tanınmışlığın "kola" türü gazlı içecekler açısından ve bu mallar ile sınırlı gerçekleştiği, davacı başvurusunda bu sınıf (32.sınıf) mallar bulunmadığı,
dolayısıyla KHK'nin 7/1-b bendi çerçevesinde tespit edilen tescil engelinin 7/son hükmü ile aşılamayacağı, davacının önceki tarihli "Ülker Turka","Ülker Turka+şekil","Ülker Cola Turka+şekil" ibareli markaların asıl unsuru olan "Ülker" ibaresinin başvuruda değiştirildiği, tescilli "TURKA" markasının da çekişme konusu mal ve hizmet sınıflarını (09, 35, 38, 43) kapsamadığı, bu nedenle başvuru yönünden kazanılmış hak oluşturmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16087, K. 2012/14073, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama