KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16098 E., 2011/3314 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2008 gün ve 2007/196-2008/488 sayılı kararı onayan Daire’nin 27.09.2010 gün ve 2009/2857-2010/9316 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından iki ayrı işlemle toplam 9.890 YTL’nin internet vasıtasıyla başka hesaba aktarıldığını, davalı bankanın internet vasıtasıyla yapılan işlemlerde müşterilerin haklarını koruyucu tedbir almaması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, 9.890 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmede güvenlik hususunda davacının uyarıldığını, söz konusu havale işleminden dolayı sorumlu olmadıklarını, davacının kusurlu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıya ait banka hesabından 19.10.2006 tarihinde başka hesaba EFT yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.890 YTL’nin faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 27.09.2010 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16098, K. 2011/3314, 24 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama