KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16102 E., 2012/6548 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/06/2010 tarih ve 2009/7-2010/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “step alternative fuel systems + şekil” ibaresinin tescili için davalı TPE’ye başvuruda bulunduğunu ancak TPE Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davalı şirketin itirazı nedeniyle başvurunun kısmen reddedildiğini, ret kararına karşı TPE YİDK’na yaptıları itirazın da kesin olarak reddedildiğini ileri sürerek TPE YİDK’nun ret kararının iptaline ve başvuru işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı başvurusunun esaslı unsurunun “step” kelimesi olduğu, diğer unsurların yardımcı unsurlar konumunda olduğu, başvurudaki şeklin de ön planda olmadığı, “step” kelimesinin her iki markanın da başlangıcında bulunduğu ve davacı başvurusundaki yardımcı unsurların “step” kelimesini öne çıkartacak şekilde küçük puntolarla alt alta yazılmış olduğu,
bu itibarla 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b maddesi gereğince taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ayrıca taraf markalarının aynı tür yada benzer mallara ilişkin olduğu, her ne kadar davacı tarafça uzun süreli kullanımla tanınmışlık ve ayırt edicilik kazanıldığı iddia edilmişse de 22/06/2004 gün ve 5194 sayılı yasa ile Kanun Hükmünde Kararnamenin 7/son hükmünde yer alan 7/1-b bendine yapılan atıf kaldırıldığından ve davacı başvurusu bu değişiklikten sonra 02/10/2006 tarihinde gerçekleştiğinden,
işarete başvuru öncesinde kullanımla ayırt edicilik sağlandığı yönündeki savlar doğru olsa dahi tespit edilen mutlak ret nedenin aşılması hukuken olanaklı bulunmadığından bu durumun sonuca etkisinin görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16102, K. 2012/6548, 20 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama