KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16187 E., 2011/543 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma
#
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.03.2008 tarih ve 2007/58-2008/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı banka şubesindeki döviz hesaplarında işlem yapma yetkisinin imza sirküleri ile genel müdür, muhasebe müdürü ve şirket mutemedi ...’den ikisinin müşterek imzası ile mümkün olduğu ve bu konuda bankaya imza sirküsünün ibraz edilmiş olmasına rağmen, bankanın ihmali sonucunda ...’in tek imzalı, sahte çift imzalı ve imzasız işlemlerine göz yumularak 93.200 USD, 21.937 İngiliz Sterlini, 6.000 DM.nin çekildiğini ileri sürerek, bu tutarların işlem tarihlerinden itibaren en yüksek döviz mevduat faizi ile birlikte BK.nun 83/2 nci maddesi gereğince tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka vekili, davacının hesabından çekilen paraların başka hesaplarına alacak kaydedildiğini, bir kısım işlemlerin hiç yapılmadığını, bu nedenle zararın söz konusu olmadığını, ...’in 20.09.1995 tarihinde 8.300 USD'ni, 21.09.1995 tarihinde ise 4.115 USD'ni davacının hesabına ödediğini ve davacının işlemlerden haberdar olduğunu, ...’in bir evini de davacı şirket ortağı ...’e devrettiğini, evin şirket aktiflerinde görünmemesine rağmen davacının işlemlerden haberdar olduğunu gösterdiğini,
bankaya verilen imza sirküsü yanında davacının...’ü ticaret siciline ticari mümessil olarak tescil ettirdiğini ve bu şahsın imzasını taşıyan talimatlara dayanarak ...’in yaptığı işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını, hesap ekstrelerine davacının itirazının olmadığını, şirketin diğer temsilcilerinin yabancı para çek bedellerinin transfer tarihlerinde davacı hesaplarının bakiyelerinin yetersiz olduğundan şubece arandığını ve konunun ...’in bilgisi dahilinde olduğu ve onun aranmasının istendiğini, hesapların vadesiz olması nedeniyle vadeli mevduat faizi istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankaca davacı şirketin muhasebecisi olan dava dışı ...’in şirkete ait hesaplardan tek imzalı, imzasız ve sahte imzalı talimatlarla usulsüz para çekmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu, bilirkişi raporunda davacının kusursuzluğu kabul edilmiş ise de tedbirli bir tacir olarak uzun zamanlar içine yayılmış şekilde kendi çalışanının faaliyetlerini kontrol etmemesi, banka kayıtlarını araştırıp incelememesinin davacının % 30 müterafik kusuru olarak kabul edilmesini gerektirdiği,
...’in hesaplardan usulsüz olarak 81.630,04 USD, 13.605,51GBP, 6.000 DM çektiği, bu şahsın davacıya 300.000.000.-TL değerindeki taşınmazını devrettiği, devir tarihindeki bu bedelin karşılığı olan 5.820 USD'nin düşülmesi sonucunda bakiyesinin % 70’inden bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 57.141,03 USD, 9.055 GBP ve 4.200 DM'nin 19.12.2005 temerrüt tarihinden itibaren kamu banklarının anılan döviz cinslerine uyguladığı 1 yıl vadeli mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Tavzih istemi üzerine temerrüt tarihinin maddi hata sonucu 2005 yılı olarak yazıldığı gerekçesiyle tarih 19.12.1995 tarihi olarak düzeltmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, mudi hesabından usulsüz yapılan ödemelere dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı tarafından yatırılan 300,00 TL yargılama giderini davacı tarafından yapılan gider olarak değerlendirerek davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle, davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16187, K. 2011/543, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama