KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16286 E., 2012/19846 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/07/2010 tarih ve 2006/558-2010/160 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/12/2012 günü hazır bulunan davacılar vekili Av......ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, 1902 yılında ABD'de kurulan müvekkillerinden 3M Company'nin, dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri olduğunu, müvekkilinin iştiraklerinden biri olan diğer müvekkili 3M Sanayi ve Tic.
A.Ş'nin de kurulduğu tarihten bu yana Türkiye'de faaliyetlerine devam ettiğini, adına tescilli olan 3M ibaresinin müvekkili tarafından dünya çapında tanınmış hale getirildiğini, müvekkili adına tescilli markaların Türkiye'de de tanınmış marka statüsünde bulunduğunu, hal böyle iken davalının, müvekkili markası ile ayniyet derecesinde benzer olan M3 ibaresini kendi adına ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini,
yine "3M" markası ile iltibas yaratan "M3 CTP+Şekil" markasını T.P.E. nezdinde tescil ettirdiğini ve davalının bu markayı kendi adına kayıtlı m3.com.tr isimli internet sitesinde de kullandığını ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek,
tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalı adına 196399 sayı ile tescilli "M3 CTP+Şekil" markasının hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini, müvekkili markası ile iltibas yaratan "M3" ibaresinin ve "M3 CTP+Şekil" markasının davalının reklam ve iş evrakı üzerinde ya da ticari faaliyetlerinde herhangi bir şekilde kullanmasının önlenmesini, iltibas konusu "M3 CTP+Şekil" markası ile "M3" ibaresini taşıyan malların ve ambalajların, reklam ve tanıtım vasıtalarının imalinin, satışının, dağıtımının, ithalinin ve ihracının, yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasının önlenmesini, toplatılmasını,
imhasını, alan adının iptalini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu markalar arasında görsel ya da işitsel bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin kurulduğundan bu yana davacı şirket ile çeşitli ticari ilişkilerde bulunduğunu, davacının hem müvekkili ile ticari ilişkide bulunup, hem de bu davayı ikame etmesinin çelişkili olduğunu, müvekkili şirketin kullandığı marka ve internet sitesinde kullanılan logonun hiçbir şekilde iltibas yaratmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, benzerliğin markanın bütün olarak bıraktığı izlenim dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği, davalının markasının davacının tescilli ve tanınmış markaları ile görsel, fonetik anlamda karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının Türkiye'de ticaret sicilinde tescilli ticaret unvanının bulunmadığı, sadece marka tescillerinin olduğu, ticaret unvanının eki niteliğindeki M3 ibaresinin sicilde kayıtlı unvan çerçevesinde kullanıldığı, bu halde de unvanın tecavüz ve haksız rekabet iddialarının yerinde olmadığı gibi web sitesindeki kullanımın da davacı markasına tecavüz teşkil edecek nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar mahkemenin, davacı tarafın Türkiye'de tescilli ticaret unvanının bulunmadığına ilişkin tespiti doğru değil ise de, bu hususun sonuca etkili olmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16286, K. 2012/19846, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama